Güncel Dublin ile ilgili gelişmeler 2022

									Yunanistan 08.12.2021

Asagida yazilanlar aktuel güncel dublin-iii kanunlardir, ve benzeri bazi mülteci haklariyla ilgili genel önemli bilgilerdir.  Ama daha çok dublin-iii konularina yer verilmistir. Su an yürürlükte  onaylanan kanunlardir, daha önceki kanunlar kuralar gecerli degildir, asagida yazilanlar güncel ve simdiki kanunlardir… halk arasinda konusulan eski kanunlar gecerli degildir ! Dublin kanunlari her 5-10 yilda bir degisiklige ugrar, bu asagida yazilanlar günceldir ve gercektir, kendinizde interneten ve kitaplardan kanun madeleriyle kontrol edebilirsiniz! Yani dublin-iii (dublin-3) kanunlaridir. asagida yazilanlarin aksine farkli bilgiler duymussaniz inanmayin(kimden olursa olsun, inanmayin), yada duydugunuz bilgilerin kanun maddelerini sorun, eger size kanun maddelerini insanlar söyleyemiyorlarsa inanmayin ve kabul etmeyin, kendinizde arastirin, bilgili insanlara danisin ama mutlaka kanun maddelerini sorun, yoksa yanlis yönlendirilirsiniz... 



AAA)  
öncelikle
KaçAK OLARAK AVRUPAYA GIRIS YAPAN Ilticacilar ve Dublin problemi olanlar:

Birinci yöntem:
"""3 AY dublin taktigi/boslugu: Kanun maddesi: Art. 19 Para. 2 Dublin III Regulation"""

Herhangi bir A-dublin ülkesine kacak giris yapmis ve sonra Dublin sorunundan kaynakli baska ülkede iltica edemiyorsa veya yakalandigi icin A-devletinde parmak izi varsa, veya A-devletinde iltica etmisse ama daha hiçbir sonuc A-devletinden almamis ise, veyada bulundugu A-devleti begenmiyorsa/sevmiyorsa/güvenmiyorsa ve iltica talebi daha hic sonuclanmamis ise:
bu durumda baska bir B-dublin ülkesine gecis yapabilir, ama B-dublin ulkesine basvuru yapmadan önce 3 ay saklanmali, ve dublin ülkeleri disinda (ukrayna, türkiyede) yasadiginda dair kanit getirmeli. Kanitlar hotel reservationu, ev kiraladiginda dair kanit, bilet, para degisimi, giris cikis, eczane, corona testi, hastane, veyada herhangi baska resmi kanitlar… resmi kanitlarin uzerinde ismi, soyismi, dogum tarihi olmali… kanitlarin saglamsa yani ispatlarin resmi gibi ise: öyleyse itraz hakini kulan, mutlaka itrazda kazanirsin.Yani kücük mahkeme(ilk mahkeme) kabul etmezsede yüksek mahkeme mutlaka kabul edecektir. Bazan kanit dahi gerekmiyebiliyor, bazan söylemek dahi yeterli oluyor. 


Kanitlari saglam ise saklandiktan sonra B-Dublin ülkesine basvuru yapabilir, ve B-dublin ülkesi onu göndermesi  mümkün degil… yani kanitlar mantikli/orjinalsa öyleyse kesinlikle mümkün degil…Sonuc olarak: böylelikle B-ülkesinde yeni bir iltica süreci baslar ve hersey sifirdan baslar! siz A-devletinden kactiktan iki hafta sonra onlar otomatik olarak bir-iki hafta icinde sizin kayip ilaninizi avrupa sistemine girerler(yani sizin kayboldugunuzu EURODAC sistemine girerler). Cünkü A-dublin ülkesi sizin kayip ilaninizi verdikten sonra 3 ayi hesaplamalisiniz!

B-dublin ülkesinden C-dublin ülkesine gecistede bunu yapabilirsiniz…yani herzaman 3 ay saklanip, dublin bölgesi disinda 3 ay yasadiginizi kanitlarsaniz ve bulundugunuz ulkeyi buna ikna ederseniz, bunu defalarca yapabilirsiniz.

3 ay yöntemini uyguladiginizda, A-devletinden ayrildiktan sonra B-devletinde hemen iltica etmeyin,  en az üç ay saklanin ve sonra B-devletine iltica edin, yani saklanmadan hemen gidip B-devletine iltica ederseniz ve sonra parmak iziniz cikarsa yani Dublin sorunu yasadiktan sonra saklanirsaniz ikinci defa iltica etiginizde bu defa 3 ay yöntemini uygulamakta zorluk yasarsiniz, yani B-devletine ikinci ilticanizda 3-ay yöntemini uygularsaniz daha güçlü kanitlar getirmeniz gerekir. Fakat B-devletine iltica etmeden önce 3-ay saklanir daha sonra iltica ederseniz fazla kanit sunmaniz gerekmeyebilir, özelikle ifadenizi alan insanlar ilk basvuru formuna yaziya aktarmisslarsa cok basit kanit dahi yeterli olabilir. Mutlaka israr ile 3-ay disarda balkanlarda kaldiginizi ifadeniz sirasinda yaziya gecirin, basvuru sirasinda basvuru formunun en son kismindaki NOT kismina yazin, ve ilk ifadede mulakata görevliye tekrar tekrar söyleyin ve yaziya geçirin…   nedenmi: 
çünkü Dublin kanununda B-devleti A-devletine sadece ama sadece bir defa soru sorma hakina sahiptir… yani siz B-devletine birinci defa iltica ettiginizde B-devleti A-devletine dublinden kaynakli soracaktir(verdiginiz ilk ifade bilgileriyle soracaktir), fakat  ikinci defa B-devletine iltica ettiginizde, B-devleti  A-devletine sormayacaktir,  daha detayli anlatacak olursak:
A-devletine  iltica ettikten sonra B-devletine iltica ettiginizde, B-devleti dogal olarak A-devletine soracaktir, ama B-devleti önce ifadenizi alacaktir, ve ifadenizi yazmak ve notlari almak zorundadir, ifadenizle(aldiklari notlarla) A-devletine soracaktir, A-devleti sizin kendi devletinden ayrildiktan sonra Dublin bölgesinden ciktiginizi (balkanlarda/afrikada/türkiyede yasadiginizi) ifadenizde görurse A-devleti sizi istemeyecektir ve A-devleti bunu bahane yapip sizi geri istemeyecektir….  B-devleti A-devletine Dublin-iii mevzusu için sadece bir defa soru sorma hakina sahiptir, ikinci defa sorma hakina sahip degildir… 

3-ay neden ukraynaya/turkiyeye/afrikaya gitin sualine: kisaca diyinki “dublin sorunumun kalkmasi icin balkanlara/afrikaya/türkiyeye gittim, çünkü baska bir çarem yoktu, sadece ama sadece dublin sorunumun kalkmasi için kacak olarak oraya gittim ve gelirken direk buraya geldim, ikinci defa avrupa bölgesine girerken direk buraya geldim ve baska bir ülke görmedim”

A-devletinden ayrilmadan önce dikkat etmeniz gereken önemli bilgiler: kamptan ayrilin ve kayiplara karisin, görunmeyin, ve siz kayip ilaniniz avrupa sisteminde (dublin sisteminde) iki hafta sonra girer, sizin kayip kaydiniz sisteme girdigi günden itibaren  balkanlardan/afrikadan/türkiyeden üc ay yasadiginiza dair kanit getirin, ve hemen sonra baska bir ulkeye yani B-devletine gidin iltica edin. Parmak iziniz baska ulkede cikmasi sorun olmaz! merak etmeyin hersey sifirdan baslayacaktir ! Evet hersey ama hersey sifirdan baslayacaktir ! 

sadece ama sadece Dublin icin B-devleti A-devletine yinede sorabilir, cünkü sizi daha önceki ulkeye göndermek isteyeceklerdir,  fakat sadece dublinden kaynakli B-devleti A-devletine sorocaktir, ama bunun icin ilk B-devletine verdiginiz ifadeniz cok önemli! Mutlaka ama mutlaka ilk ifadenizde yaziya/ifadenize yazili olarak yazdirin, siz 3-ay disarda kaldiniz ! Bunu yazdirmaniz çok ama çok önemli! Böylelikle çogu zaman 3-ay disarda kaldiginizi kanitlamaniz ve ispatlamaniz gerekmeyebilir !  Fakat isinizi garantiye almak istiyorsaniz, öyleyse biraz kanit ve ispatla basvurunuzu yapin! Fakat lütfen yukarda belirtimiz gibi B-devletine ilk basvuru sirasinda ilk ifade cok önemli, yani 3-ay yöntemini uygulamak istiyorsaniz önce saklanin sonra basvuru yapin, çünkü yanlis yapip basvuru yaptiktan sonra saklanirsaniz B-devleti A-devletine ikinci defa sormaz, böylelikle hersey B-devletinin insiyatifine kalmis olur, ve böylelikle keyfi muamele yapabilir(veyada siz yuksek mahkemeye gitmek zorunda kalabilirsiniz ve böylelikle zaman kaybi yasayabilirsiniz) yani ikinci defa ayni ülkede 3-ay yöntemini uygulamak daha zor olur, ve ne yaziki ikinci defa ayni ülkede basvurularda daha fazla kanit/ispat gerekebilir! Kisacasi arkadaslar, yöntemleri iyi ve mantikli uygularsaniz basarili olacaksiniz ! Lütfen tecrübeli insanlar ile hareket edin! Cunku en ufak bir yanlis baska bir ulkeye gitmenize ve yeniden saklanmaniza neden olacaktir yada cok zaman kaybina neden olacaktir…  
çok önemli oldugu için tekrar ediyoruz: önce saklanin sonra basvuru yapin ve bu 3 ay yöntemini bazen ilk basvuru formunun not bölümünde belirtiginizde ve sadece birinci yol mulakat ifadenizde sözlü olarak söylemeniz bazan yeterli oluyor(yani kanit-ispat sunmadanda olabiliyor), fakat isinizi saglama garantiye almak icin mümkünse kanitla/ispatla bu yöntemleri uygulayin.  

Üç-ay yöntemini ve tüm Dublin-iii kanunlarini: Dublin kanunlarina imzasini atan A-devletinden B-devletine geçiste veya  B-devletinden C-devletine geçiste uygulayabilirsiniz. Yani defalarca ayni yöntemleri farkli farkli ülkelerde uygulayabilirsiniz.  
Bazan B-devleti bilincli olarak sizi kampta bekletebilir, yani hic bir cevap vermeden sizi B-devleti dublin sorunundan kaynakli bekletiyorsa, yani cevapsiz bekletiyorsa, korkmayin, sizde sesiz bir sekilde bekleyin. Merak etmeyin basvuru esnasinda mantikli davranmissaniz ve dogru hareket etmisseniz ve hazirliklli bir sekilde muracaat etmissesniz: size hic birsey yapamazlar. Dublin sorununuz yasalara göre iki ay en fazla üç ay icinde kalkar, fakat bazan sizi keyfi olarak 6 ayda bekletebilirler, fakat size dokunamazlar, sizi geri gönderemezler, merak etmeyin ve cevaplarini bekleyin. Bu yöntemi uyguladiginizda kesinlikle kaçmayin kaçak durumuna düsmeyin ve cevaplarini bekleyin. Dublin sorununuz muhakak kalkacaktir!

Unutmadan bazi ülkeler bazan belli zamanlarda(herzaman degil, nadiren!) bazi dönemlerde sirbistani veya brezilyayi güvenli ülke olarak görebiliyorlar(tabiki pasaportunuzu iltica ettiginiz ülkeye vermisseniz ve pasaportunuzun üzerinde resmi sirbistan/brezilya giris/cikisi var ise bunu bazan yapabiliyorlar), ve sonra sizi sirbistana/brezilyaya göndermek isteyebiliyorlar(ama gönderemiyorlar, fakat biraz süründürüyorlar, bekletiyorlar)!  bu nedenle bu yöntemi uyguladiginizda: kanit/ispat getirmeden önce iltica edeceginiz ülkenin listesine bakin, hangi ülke iltica edeceginiz ülke için güvenli ülke degilse o ülkeden kanit/ispat getirin…  örnegin Ukrayna hic bir ülke icin güvenli degil, bu nedenle bu yöntemi uygulamak için ukrayna gibi ülkelerden kanit/ispat getirmeniz tavsiye edilir…  ukraynada çok fazla  yabanci ögrenci var, biraz sorarsaniz insanlara ulasabileceksiniz ve rahatlikla yapmak istediklerinizi yapabileceksiniz...   

ama basvuru formunu saglikli ve dogru doldurun, ve dublin problemenizi düsürmek için kulanacaginiz kanun madelerini herzaman basvuru formunun NOT kismina yazin, ve disarda kaldiginiz kanitlarida(yol ifadesinide) basvuru formuna ekleyin, ve not kismina lütfen „eke bakiniz“ yazisini yazin… cünkü bu basvuru formunuz A-devleti tarafindan bakilacak ve „kanun maddesini 19(2) ve eke bakin“ yazisinizi yazmissaniz merak etmeyin geldiginiz/geçtiginiz A-devleti sizi istemeyecektir, bu kanitlari ve bu kanun maddesini bahane edip sizi istemeyecektir...  
Bazan  B-devleti keyfi muamele yaparsa(örnegin ifadenizi/kanitlarinizi A-devletine göndermeden sormus ise), bu durumda A-devletinin Dublin bölümüne kendiniz direk yazi yazip kanitlarinizi emaile ekleyip düsürmelerini rica edebilirsiniz. Yani B-devleti keyfi muamele yaparsa kendiniz direk email yolu ile  A-devleti ile irtibata gecin, yada A-devletinde bir avukat yolu ile dublini düsürmelerini rica edin.. 
 
Bu yöntemi uyguladiginizda, yani 19(2) dublin maddesini uyguladiginizda basaramazsaniz, kendinizi B-devletine inandirtamazsaniz, öyleyse üzülmeyin ayni B-devletinde 18 ay yöntemini uygulayin, yani 29(2) dublin madesini uygulayin. Asagida yazilan 18 ay yöntemi ile B-devletinde kanit-ispat gerekmeden kalabilirsiniz.   




ikinci yöntem:
"""18 Ay taktigi/boslugu : Kanun maddesi: Art. 29, Para. 2 Dublin III Regulation""" 

A-dublin ulkesinden B-Dublin ulkesine geciyorsunuz, A-dublin ulkesinde parmak iziniz var veya A-dublin ülkesinde ilticaniz var, ve daha iltica talebiniz ile ilgili hicbir sonuc almamis iseniz ve baska bir B-devletine gitmek istiyorsunuz, 
 bu durumda B-dublin ulkesine siginma talebinde bulunmak ve B-dublin ulkesinde yasamak istiyorsunuz, oyleyse B-dublin ulkesine gidin ve gider gitmez iltica edin yani parmak izinizi verin, ve fotonuzu ceksinler, ilticanizi yapin ve sonra B-devleti sizi A-devletine göndermek istedikleri anda, yani B-devletinin kararini alir almaz, aldiktan hemen sonra kaybolun yani kaçin, ama 18 ay saklandiktan sonra tekrar ortaya cikin ve tekrar AYNI  B-ülkesinde  iltica edin. Yani ikinci defa en son parmak izinizi verdiginiz B-devletin kampina 18 ay sonra tekrar gidin ve ben tekrar burdayim deyin, o zaman Dublin düser, ve dublin sorunu ortadan kalkar. Bu yöntem kesin ve garantidir! Bu yöntem icin ispat göstermeniz gerekmez! çünkü B-dublin sizi A-dublin ülkesine iade etmesi icin en fazla 18 ay zamani var(aylari herzaman en son verilen B-dublin ülkesi kararindan sonra hesaplamalisiniz). Yani herhangi bir Dublin-iii devleti sizi en son karardan sonra 18 ay icinde gönderemezse, bu maximum süre icinde basarmazsa kesinlikle dublininiz düser. Yani maximum iade etme süresi en son karardan sonra 18 aydir, ve gönderemezse normal iltica süreci baslar, ve hersey sifirlanir. Son olarak, bu kanun madesini uyguladiginizda küçük mahkeme kabul etmezsede, itraz hakinizi kulanin, ve büyük mahkemeye gidin, büyük mahkeme mutlaka kabul edecektir ! 18 ay nerde saklandiginizi sorarlarsa: sizde: Adresini ve gercek ismini bilmedigim bir evdeydim demeniz yeterli, veyada kanunen 18 ay boyunca nerde oldugunuzu söylemek zorunda degilsiniz!  
Sonuc olarak böylelikle B-ülkesinde yeni bir iltica süreci baslar ve hersey sifirdan baslar!!! yani bu yöntemle 18 ay zaman kaybederek ikinci bir ulkede yasayabilirsin ve B-devleti seni A-devletine gönderemeyecektir . Ve artik tamamen B-devleti senden sorumlu olacaktir. Yani yeni ifade, Yeni mahkeme, Yeni hikaye, Hersey sifirdan baslayacak. Çok çok önemli: Fakat bu yöntem için lütfen önce B-devletine basvuru yap ve sonra kaç saklan !!!  yani bazan insanlar bu yöntemi yanlis uyguluyor, yani tersinden uyguluyor, yani önce saklanip sonra basvuru yapiyor...

Bu madde, yani 29(2) Dublin maddesi aslinda her türlü probleme ilaçtir: yani: bilateral, shengen, dublin gibi birçok sorunu çözer, yani istediginiz B-devletinde veya C-devletinde kalabilirsiniz: bu madde her soruna ilaç ve çözümdür, fakat B-devletine iltica edip kayiplara karistiktan  sonra 18 ay zaman kaybini göz önüne almalisiniz. Herseyin bir bedeli var, bu maddenin bedeli ise: B-devletine iltica etikten sonra 18 ay kaçak yasamak. Fakat daha sonra rahatlikla kanit gerekmeksizin B-devletine tekrar teslim oldugunuzda artik kanit gerekmeksizin B-devleti sizi kabul etmek zorundadir: bu yöntem kesin, saglam ve 100% bir yöntemdir.


yukardaki 18 ay yöntemini farkli olarakta uygulayabiliriz:

""" 13+5= 18 Ay taktigi/boslugu : Kanun maddesi: Art. 29(2) + Art. 13, Dublin III Regulation""" 

örnegin A-devletinde parmak iziniz var, B-devletine kactiniz ve hemen parmak izi verdiniz, ve aslinda B-ülkesinde kalmak istiyordunuz(yani hedefiniz ilk basta B-devleti idi) ve kaçak yasarken-saklanirken bu arada beli bir süre sonra C-ülkesinin aslinda sizin icin daha uygun oldugunu farketiniz, kararinizi fikrinizi degistiniz ve artik B-devletinde degilde C-devletinde kalmak istiyorsunuz ve halen saklaniyorsunuz yani kaçak durumdasiniz. Tamam eger B-devletine parmak izi verdikten sonra: 18 ayin son 5 ayinda C-devletinde kaldigini kanitlarsan oyleyse 18 ay sonra C-devleti senden sorumlu olur, ama C-devletinde 18 ayin son 5 ayinda C-devletinde vakit gecirdigini kanitlayamazsan öyleyse bu durumda: 18 ay önce parmak izi verdigin B-devleti sizden sorumlu olur, çünkü B-devleti maximal süre 18 ay boyunca sizi A-devletine deport edemedigi için(zaman asimindan kaynakli) sizden tamamen sorumlu olur, fakat her halukarda A-devleti artik sizden sorumlu degildir, yani artik A-devleti her halükarda sizden sorumlu olmayacaktir !



üçüncü yöntem: 

"""1 gün taktigi/boslugu: kanun Art. 19 para. 3 Dublin-III regulation"""

unutmadan arkadaslar: bu  yöntemini sadece DUBLIN-iii sorunu olan insanlar degil, yani avrupaya yeni gelen insanlar  degil(dublin problemi), yani ayni zamanda yilarca avrupada oturum alamamis(BILATERAL/devletler arasi anlasma problemi) veya oturum almis fakat sonradan kendi oturumunu kendisi iptal etmis(Bilateral devlet arasi anlasma problemli) insanlarda uygulayabilirler ve ayni zamanda defalarca negatif almis(bilateral sorunu) ve yilarca avrupada olan insanlarda uygulayabilirler(bilateral devletler arasi anlasma sorunu)
yani kisacasi: bu madde Dublin-problemi, Bilateral-problemi, shengen-problemi olan insanlar icindir, bu maddede yukardaki 29(2) dublin maddesi gibi aslinda her soruna ilaçtir! Herkez bu yöntemle B-devletinde sifirlanir/resetlenir. Yani örnekleyecek olursak:
A-devletinde oturum alamadiysak veya A-devletinden kovulduysak sorun degil: 
kamptan ayrilin ve kayiplara karisin, görunmeyin, ve siz kayip ilaniniz avrupa sisteminde (EURODAC sistemine) iki hafta sonra girer, sizin kayip kaydiniz sisteme girdigi günden itibaren  vatandasi oldugunuz ülkeden en az bir gün yasadiginiza dair kanit getirin, ve hemen sonra baska bir ulkeye yani B-devletine gidin iltica edin. Parmak iziniz baska ulkede cikmasi sorun olmaz! merak etmeyin hersey sifirdan baslayacaktir ! Evet hersey ama hersey sifirdan baslayacaktir ! Yani yeni bir ifade, yeni bir yasam, yeni bir hikaye.. merak etmeyin eger cok ama cok tehlikeli degilseniz B-devleti A-devletine eski ifadelerinizi sormayacaktir(sizden habersiz sorma hakinada sahip degiler zaten). Yani yeni bir ifade ile, daha fazla tecrübe ile yeni bir ulkede herseyiniz sifirdan baslayacaktir, çünkü siz yeniden avrupa bölgesine ülkenize döndükten sonra tekrar girdiniz, bu nedenle hersey ama hersey sifirdan baslayacaktir, 
ama basvuru formunu saglikli ve dogru doldurun, ve kanun madelerini herzaman basvuru formunun NOT kismina yazin, ve disarda kaldiginiz kanitlarida(yol ifadesinide) basvuru formuna ekleyin, ve not kismina lütfen „eke bakiniz“ yazisini yazin… cünkü bu basvuru formunuz A-devleti tarafindan bakilacak ve „kanun maddesini 19(3) ve eke bakin“ yazisinizi yazmissaniz merak etmeyin A-devleti sizi istemeyecektir bu kanitlari ve bu kanun maddesini bahane edip sizi istemeyecektir...  
 
bu yöntem ayni zamanda: 
A-devletinde yilarca kaldik, fakat oturum alamadik, ilticamiz kötü sonuclandi, veya suc isledik, yada A-devleti bizi kovmak istiyor… veyada sadece Dublin degil ayni zamanda Bilateral-anlasma-kanun sorunumuz var, veyada shengen sorunumuz var, bu madde hepsi icin gecerli…  bu maddeyi iyi ve saglam uyguladinmi hic bir ülke seni A-devletine geri veremez.. 

Fakat 3-ay veya 18-ay saklanacak yeriniz yoksa, yani kalacak yatacak yeriniz yoksa 19(3) madesi yöntemini uygulayabilirsiniz, fakat A-ülkesinden ayrildiktan sonra ciddi kanitlarla kendi vatandasi oldugunuz ülkeye tekrar kendi isteginiz ile ve kendi imkanlariniz ile geri döndügünüzü kanitlamalisiniz.  Yani daha dogrusu vatandasi oldugunuz ülkede en az 1-2-3 gün yasadiginizi ciddi belgelerle kanitlamalisiniz. Bu yöntemi uyguladiginizda Ifadenizde “A-devletinde psikolojik bunalima girdim ve sonra kendi imkanlarimla kaçak veya turist arabalariyla/kamyonuyla kendi ülkeme geri döndüm, zaten ülkeye dönmek gelmekten daha kolay oluyor... ve bir-iki hafta kaldiktan sonra ülkemde tekrar siyasi sorunlar yasamaya basladim ve böylelikle kaçak olarak tekrar avrupaya yani direk sizin ülkenize (B-devletine) geri döndüm demelisiniz” fakat tekrar ediyoruz: bu yöntemi  mecbur kalmadikça bence uygulamayin, çünkü bu taktigini uygulamak zor… 
ve son olarak dublin 19(3) kanun madesini herkez ama herkez uygulayabilir, ama kanitlar CIDDI, MANTIKLI, ORJINAL olmalidir !!! yani bu maddeyi legal ve vize ile giris yapanlarda uygulayabilirler… bu madde herkezi kapsar.

Ama bu maddeyi daha kaliteli uygulamak isterseniz, öyleyse vatandasi oldugunuz ülkeden avrupaya tekrar ikinci defa giris yaparken ukraynadan gectiginizi ve ukraynadada üç ay kaldiginizi belirtiniz… yani A-devletinden negatif aldiktan sonra ulkeye döndügünüzü ve daha sonrada ukraynadada üç ay kaldiginizi belirtiniz. Mümkünse ukraynadanda biraz kanit getiriniz… yani bu maddeyi uygularken: daha kaliteli uygulamak isterseniz yukardaki yazilan üç ay yöntemi 19(2) Dublin ile birlikte uygulayin, böylelikle daha kaliteli ve daha hizli sonuc alirsiniz.  

Bu yöntemi uyguladiginizda yani 19(3) dublin maddesini uyguladiginizda basaramazsaniz, kendinizi B-devletine inandirtamazsaniz, öyleyse üzülmeyin ayni B-devletinde 18 ay yöntemini uygulayin, yani 29(2) dublin madesini uygulayin. Yukarida yazilan 18 ay yöntemi ile B-devletinde kanit-ispat gerekmeden kalabilirsiniz.   





BBB) 
  
Vize ile herhangi bir dublin/shengen ulkesine giris yapan ilticacilar:

ögrenci-vizesi, evlilik-vizesi, davetiye-vizesi, çalisma vizesi, shengen-vizesi, turist vizesi, vs.  A-dublin(shengen) ulkesine vize ile giris yaptin, ve B-dublin(shengen) ulkesinde yasamak ve iltica etmek istiyorsun… öyleyse iki garanti yöntem var:


birinci yöntem : 
"""Kanun maddesi: Art. 12 Para. 4 SECOND PART of the Dublin III Regulation"""

vize bitikten sonra: 6 ay saklanirsan ve sonra B-dublin ulkesine iltica edersen kalabilirsin, ve dublin sorunu kalkar. Merak etmeyin kanit göstermen gerekmiyor ve 6 ay nerde kaldiginida söylemek zorunda degilsin, bu ulkedeydim demeniz yeterli. Yani kisacasi A-ülkesinde aldiginiz vize süresi bitikten sonra 6 ay saklaniniz, ve iltica etiginiz B-ulkesinde ifade verirken Kanit göstermen gerekmiyor, alti ay sizin ulkesinizde bilmedigim bir evde saklandim demeniz yeterli… Boylelikle dublin sorununuz kalkar ve B-ülkesinde kalirsiniz! Kanunen 6 ay boyunca nerde kaçak kaldiginizi söylemek zorunda degilsiniz. 
Sonuc olarak: böylelikle B-ülkesinde bir iltica süreci baslar ve hersey sifirdan baslar !!! yani bu yöntemle vizen bittikten sonra istedigin diledigin ükeye iltica edebilirsin ve B-devleti seni A-devletine (yani vize aldigin ülkeye)  iade edemeyecektir. Ve artik tamamen  B-devleti senden sorumlu olacaktir…   



Ikinci yöntem: 
"""Kanun maddesi: Art. 12 Para. 4 FIRST PART of the Dublin III Regulation"""

vize bitikten sonra minimum bir gün herhangi bir dublin olmayan ulkede yasadigini kanitlamalisin, fakat bazan kanit göstermen gerekmiyor ilk ifadede söylemen yeterli oluyor (fakat isini garantiye almak istiyorsan biraz kanit bularak basvuru yapman daha mantikli). Yani A-dublin ulkesinden aldigin vize süresi bitikten sonra dublin disi bir ulkeye ciktigini ve tekrar bu ulkeye direk geldigini kanitlamalisin (ve bazan sadece söylemek yeterli oluyor)… Bazi ulkeler dublin disinda bir gun yasadigini kanitlamani ve ispat etmeni istiyorlar...… örnegin vize bitmeden önce ben ukraynaya gitim, veya kendi ulkeme döndüm, ve orda bir kac gun yasadim, vizem bitikten bir kac gun sonra buraya direk ukraynadan/ülkemden kacak geldim demeniz yeterli… ama bazi ulkeler bunu kanitlamani isteyecektir… ama bu yöntemle 6 ay saklanman gerekmeyecektir, vizen bitikten bir hafta sonra istedigin ulkede iltica edebilirsiniz… kanit olarak eczane, hastane, kiralik ev, hotel vs. gibi kanitlar olabilir… ama kanitlariniz isminiz, soyisminiz, dogum tarihiniz olmali… kanitlarin saglamsa yani ispatlarin sahte degil resmi ise: öyleyse itraz hakini kulan, mutlaka itrazda kazanirsin. Yani kücük/ilk mahkeme kabul etmezsede yüksek mahkeme mutlaka kabul edecektir. Sonuc olarak: böylelikle B-ülkesinde bir iltica süreci baslar ve hersey sifirdan baslar !!! yani bu yöntemle vizen bittikten sonra istedigin diledigin ükeye iltica edebilirsin ve B-devleti seni A-devletine (yani vize aldigin ülkeye) iade edemeyecektir. Ve artik tamamen  B-devleti senden sorumlu olacaktir…   

unutmayin vize ile girmisseniz bir avrupa ulkesine(demokratik bir ülkeye) daha sonra ne kadar turist olarak veya ne kadar nerede olursa olsun sorun degil, ne kadar calismissiniz önemli degil, ne kadar okumusunuz sorun degil, ne kadar evli kalmisiniz mühim degil, oturum izni almi olmaniz sorun degil, eger vize ile bir ulkeye giris yapmissaniz ve politik multeci oturumunuz yoksa oyleyse bunlar uygulanir: hangi vize ile olursa olsun, vize ile girmisseniz A -dublin (shengen) ulkesine, ve vizeniz veya oturum sureniz bitikten sonra bir gün(yalnizca bir gün yeterli) shengen/dublin sinirlarindan cikmis görunmeniz ve tekrar girdim demis olmaniz yeterli oluyor, bunun icin bazan kanit istiyorlar. Yani bir gün ukraynada/türkiyede/afrikada bulundugunuzu kanitlayacak resmi reservation, bilet, fatura getirmeniz ve göstermeniz yeterli oluyor… ama ikinci defa gelirken direk B-dublin/shengen ulkesine gecis yaptim demelisiniz, yani B-dublin ulkesine gelirken nerden gectiginizi hangi ulkeleri gördugunuzu soylememlisiniz, “kacak geldim, tirla geldim, nerden geldigimi ve nerden gectigimi bilmiyorum sadece afrikada/ukraynada/bosnadan/türkiyeden sonra bu ulkeyi gördum, baska birsey hatirlamiyorum” demelisiniz. Sonuc olarak: böylelikle B-ülkesinde bir iltica süreci baslar ve hersey sifirdan baslar !!!  Bu 1 gün  yöntemini bazen sadece birinci mulakat ifadenizde sözlü olarak söylemeniz bazan yeterli oluyor(yani kanit sunmadan), fakat isinizi saglama garantiye almak icin mümkünse kanitla/ispatla bu yöntemi uygulayin.
Tekrar: Bazan B-devleti bilincli olarak sizi kampta bekletebilir, yani hic bir cevap vermeden sizi B-devleti dublin sorunundan kaynakli bekletiyorsa, yani cevapsiz bekletiyorsa, korkmayin, sizde sesiz bir sekilde bekleyin. Merak etmeyin basvuru esnasinda mantikli davranmissaniz ve dogru hareket etmisseniz ve hazirliklli bir sekilde muracaat etmissesniz: size hic birsey yapamazlar. Dublin sorununuz yasalara göre iki ay en fazla üç ay icinde kalkar, fakat bazan sizi keyfi olarak 6 ayda bekletebilirler, fakat size dokunamazlar, sizi geri gönderemezler, merak etmeyin ve cevaplarini bekleyin. Bu yöntemi uyguladiginizda kesinlikle kaçmayin kaçak durumuna düsmeyin ve cevaplarini bekleyin. Dublin sorununuz muhakak kalkacaktir!

Unutmadan bazi ülkeler bazan belli zamanlarda(herzaman degil, nadiren!) bazi dönemlerde sirbistani veya brezilyayi güvenli ülke olarak görebiliyorlar(tabiki pasaportunuzu iltica ettiginiz ülkeye vermisseniz ve pasaportunuzun üzerinde resmi sirbistan/brezilya giris/cikisi var ise bunu bazan yapabiliyorlar), ve sonra sizi sirbistana/brezilyaya göndermek isteyebiliyorlar(ama gönderemiyorlar, fakat biraz süründürüyorlar, bekletiyorlar)!  bu nedenle bu yöntemi uyguladiginizda: kanit/ispat getirmeden önce iltica edeceginiz ülkenin listesine bakin, hangi ülke iltica edeceginiz B-ülkesi için güvenli ülke degilse o ülkeden kanit/ispat getirin…  örnegin Ukrayna hic bir ülke icin güvenli degil, bu nedenle bu yöntemi uygulamak için ukrayna gibi ülkelerden kanit/ispat getirmeniz tavsiye edilir…  ukraynada çok fazla  yabanci ögrenci var, biraz sorarsaniz insanlara ulasabileceksiniz ve rahatlikla yapmak istediklerinizi yapabileceksiniz...   






CCC)
Vize ile gelipte fakat Vizesi  sahte olanlar, yani konsolosluklara parmak izi verilmeden alinan vizeler sahtedir, ama sorun degil, yani vize alirken konsolosluga parmak izi vermemisseniz, öyleyse direk gidip istediginiz ülkede iltica edebilirsiniz, çünkü vize resmi olmadigi icin iltica etmek daha kolay, ve ilegal giris olarak kabul edilir, yani vizeli giris olarak kabul edilmez, yani kaçak giris olarak kabul edilir,  Yani sahte vize ile gelmissesniz ve hic bir ülkede yakalanmadiysaniz istediginiz ulkeyi seçebilirsiniz ve böylelikle daha rahat iltica edebilirsiniz. Böylelikle hersey daha kolay… 
ama gideceginiz ülkeye direk giris yaptiginizi ve baska ülkeden gecis yapmadiginizi söylemelisiniz(yada nereden gecis yaptiginizi bilmediginizi söylemelisiniz). Yani kisacasi baska ülke ismi vermemelisiniz. 
Vizeyi alirken parmak izi vermediginiz için vizeler her ne kadar resmi olarak görünsede aslinda sahtedir, ve kaçak giris olarak kabul edilir ve istediginiz yerde iltica edebilirsiniz.    
 

Suan dublin gerekcesi le gönderilemeyen ülkeler: 

Yunanistandan kaçip --->  B-devletine iltica etmek isteyen ilticacilar:
yunanistana herzaman oldugu gibi, simdide hic bir devlet oturum almamis ilticaciyi Yunanistana Dublin-iii sebebi ile kimseyi geri gönderemiyor. Çünkü iltica-sistemi çökmüs bir ülke:  dublin-iii art. 17 kanunu



Macaristandan kaçip --->  B-devletine iltica etmek isteyen ilticacilar:
macaristana bir çok avrupa ülkesi macaristana oturum almamis ilticaciyi Dublin-iii sebebi ile kimseyi geri gönderemiyor.
 



Italyadan kaçip ---> B-devletine iltica etmek isteyen ilticacilar:
italya ile ilgili birlesmis milletler karari:  italya ile ilgili birlesmis miletlerin vermis oldugu ciddi bazi kararlar var, yani italyadan gelenler: ilticaci hasta ise veya italyada kötü muamele görmüslerse(tecavüz, ilgisizlik, tehdit, bakimsizlik, yurtsuzluk, kampsizlik, açlik): bazan dublin ülkeleri italyaya geri gönderemiyebiliyor ve birlesmis milletler kararlarindan kaynakli bazan toleransli olabiliyorlar… fakat daha önce kendi ülkesinde iskence görmus olmali ve ayni zamanda italyada çok kötü muamele görmüs olmali, bunlari ilk ifadesinde mutlaka söylemeli belirtmeli(maksat birlesmis miletler karari ilk andan itibaren devreye girsin)… ve mümkünse ilticaci B-devletine gelir gelmez hemen bir psycholojik/fiziksel/biyolojik terapiye baslasin ve doktorlarida ilticacinin lehine yazilar yazsinlar! 
Bulundugunuz yani iltica ettiginiz ulke sizi kampta yasal olmaniza ragmen(yani kacak degilseniz) alti ay icerisinde italyaya geri iade gönderemezse, bu durumda artik hic bir zaman sizi italyaya geri gönderemez ve dublininiz düser, ve siz iltica ettiginiz B-devletine ait olursunuz ve normal iltica proseduru baslar…
arkadaslar lütfen sadece italyadan gelenler hastalik numarasi yapsin ve sürekli doktora terapiye gitsin, diger ülkeden gelenler doktora gitmesi çogu zaman ise yaramiyor(ve çogu zaman kendinizede gereksiz eziyet vermis oluyorsunuz ve doktorlarida bosuna yormus oluyorsunuz ve sistemi bosuna gereksiz suistimal etmis oluyorsunuz), ve italya hariç diger A-devletinden gelen çogu ilticaci 6 ay dolmadan bir gün önce dahi olsa deport edebiliyorlar, çünkü bir ilticaci en son karardan sonra 6 ay boyunca yasal olarak kaçak duruma düsmeden kampta/hastanede/bilinen bir yerde yasamissa bu durumda dublini düser. Eger kacak duruma düserse 18 ay sonra düser (dublin 29(2) maddesi), fakat eger 6 ay boyunca yasal olarak kaçmadan kampta yasamissa bu durumda yine düser(dublin 29(1) maddesi). Çogu zaman Italyadan gelen ilticacilar BM kararindan kaynakli hastalik numarasi yaparlarsa 6 ay boyunca ilticaciya dokunmazlar ve sonra otomatikmen dublin sorunu ortadan kalkar ve normal iltica prosedürü baslar.     
 



Slovenya, fransadan, italyadan, ispanyadan, slovakyadan kaçip --->  B-devletine gitmek isteyen ilticacilar: 
çogu zaman (herzaman degil fakat son 1-2 yildir çogu zaman) slovenyada, frransada, italyada, almanyada, slovekyada parmak izi alindiginda eurodac-europol(dublin) sistemine girmez, sadece ülke icindeki güvenlik kriminal sisteminde kalir:  ve ilticaciyi serbest birakip „git bir-iki hafta icinde iltica etmelisin“ denilir…  bunu bilinçli olarak yapiyorlar, maksat ilticaci gidip baska bir ülkeye iltica edebilsin(yani indirekt bir mesajdir, devam et burda kalma mesajidir).. ve sizde yakalandiginizda sürekli onlarin ülkesinde kalmak istemediginizi söyleyin, ve baska ulkeye gitmek istediginizi söyleyin, devam etmek istediginizi söyleyin.  ve yunanda parmak iziniz alinmissa yunan kagitlarini onlara gösterin, maksat sizin bilgilerinizi eurodac‘a ikinci defa katmasinlar….  
Bazan baska devletlerde bunu uyguluyor,yani herzaman daha fazla avrupa devletleri bu yöntemi uyguluyor.
Amaclari ilticacilar baska ulkeye gitsin baska ulkede iltica etsin… 
Ama gideceginiz B-devletinde veya C-devletinde daha önce parmak izinizi aldiklarini söylemeyin, çünkü söylerseniz mecburen gidip sorarlar ve karsi ülke mecburen kabul eder, ve böylelilikle Dublin sorunu yasamaya baslarsiniz…  
ve dahada dogrusu, B-devletinde yol ifadeniz alinmadan önce sürekli sizin parmak izinizin baska ülkede olup olmadigini zaten sizin avukatiniz bilir ve bilme hakki var, avukatiniz yoksada sizin yol ifadeniz alindigi sirada siz onlarin agzini yoklayabilirsiniz, yani ilk sorulari siz onlara sorabilirsiniz, eger B-devleti daha önce vermis oldugunuz parmak izlerinden haberdar degilse, sakin ama sakin söylemeyin… 
ama herseye ragmen önce 3 ay saklanin sonra B-devletinde iltica edin yani 19(2) kanun madesini uygulayin, fakat sabirsizsaniz ve saklanacak yeriniz yoksa öyleyse 19(3) madesini uygulayin…   



A-devletinden kaçip --> Ingiltereye gidip iltica etmek isteyen ilticacilar:
ingiltere önce shengenden, sonra dublinden, ve en sondada Avrupadan ayrildi, yani ingiltere dublin anlasmasi icinde degildir, shengen anlasmasi içinde degildir, ve parmak izlerinizin nerde oldugunu rahatlikla göremez… 
eger ingiltereye giderseniz, nerde parmak izinizi verdiginizi ve nerden geldiginizi söylemeyin: ve büyük ihtimale ingiltere gelmis oldugunuz A-devlet avrupa içindeki parmak izinizi ortaya çikaramayacaktir, ama yakalanmadan gitmeye özen gösterin, çünkü yoldayken yada kiyilardayken yakalanirsaniz sizi fransaya göndermek isteyebilir, çünkü fransa-ingiltere arasinda bir anlasma yapildi ve bu anlasmanin ismi: fransa-ingiltere Bilateral convention..
yani sadece iki ülkeli anlasmalar yapiyor, ve parmak izinizi fransada görmesede sorabiliyor.  Ve ingiltere ilerki zamanlarda belki diger ülkelerlede ilticacilarla ilgili anlasma yapacak… ama siz her halükarda ingiltereye giderseniz A-devletinden söz etmeyin, direk kendi vatandasi oldugunuz ülkenizden geldiginizi söyleyin, baska avrupa ülkelerinden kesinlikle söz etmeyin: “kendi ülkenizden direk ingiltereye Gemi ile geldiginizi söyleyin” ve yakalanmamaya özen gösterin. 





DDD)
Evlilikten sonra bosananlar (veya calisma izni olupta isini ve kimligini veya isçi oturumunu kaybedenler): ve artik ilticadan baska caresi olmayanlar… Dublin-iii kanunu 12(4)(first part) veya 19(3) veyada 29(2) veyada daha cok fazla kanun madeleri var... 

evliliginizi/calismanizi/isinizi kaybetiniz ve sonra iltica etmek istiyorsunuz, cunku iltica etmek son careniz, iltica etmeniz mümkün !
evlilik uzeri avrupa ülkelerine gelenler(veya isçi oturumu olanlar) ve sonra oturum izni alanlar, ve sonrada esinden ayrilmak zorunda kalanlar (veya isini kaybedenler).

Bosandiniz ve oturma izninizi kaybetiniz(yada calisiyordunuz/okuyordunuz ve isinizi/okulunuzu kaybetiniz), ve devlet eger uzatmiyorsa kimliginizi ve esiniizden artik ayrilmissaniz(veya patronunuz sizi kovmussa), öyleyse korkmayin, cok fazla çare var, sahiden cok fazla yöntem var, en basit ve en garanti olan yöntem soyle:

oturma izniniz bitikten sonra bulundugunuz ulkeye iltica etme hakiniz var, bunu hepiniz biliyorsunuz, ama bilinmeyen baska birsey daha var:
bulunduguuz ve oturumunu kaybetiginiz A-dublin(A-shengen) ulkesinde degilde, siz baska bir B-dublin (B-shengen) ulkesine gidip baska bir ulkede yasamak istiyorsaniz,

oyleyse oturma izninizin bitiginden sonra bir gün disari cikip girdiginizi kanitlamalisiniz, yada bir gün baska bir shengen/dublin disindaki bir ulkede yasadiginizi kanitlamalisiniz. Yani orda herhangi bir hotel rezervationu, bilet, kiralamak, alis veris, vs. resmi ispatlar ile kanitlamalisiniz. Bunu kanitlarsaniz ve sonra direk B-dublin ulkesine geldiginizi söylerseniz, o zaman orda yani istediginiz ulkede iltica etme hakiniz olur… yani iltica ettiginiz devlet size A-dublin ulkesine gidin diyemez, ve B-dublin ulkesinde iltica edebilirsiniz…

unutmayin vize ile girmisseniz bir avrupa ulkesine, ve daha sonra ne kadar kalmissiniz sorun degil, ne kadar calismissiniz sorun degil, ne kadar okumusunuz sorun degil, ne kadar evli kalmisiniz sorun degil, oturum izni almis olmaniz sorun degil(siyasi oturum olmadigi surece sorun degil),
eger vize ile bir ulkeye giris yapmissaniz ve politik multeci oturumunuz yoksa oyleyse bunlar uygulanir:

hangi vize ile olursa olsun, vize ile girmisseniz A -dublin (shengen) ulkesine, ve vizeniz veya oturum sureniz bitikten sonra bir gün(yalnizca bir gün yeterli) shengen/dublin sinirlarindan cikmis görunmeniz ve tekrar girdim demis olmaniz yeterli oluyor, bunun icin bazan kanit istiyorlar. Yani bir gün ukraynada/türkiyede/afrikada bulundugunuzu kanitlayacak reservation, bilet, fatura getirmeniz ve göstermeniz yeterli oluyor… ama ikinci defa gelirken direk B-dublin/shengen ulkesine gecis yaptim demelisiniz, yani B-dublin ulkesine gelirken nerden gectiginizi hangi ulkeleri gördugunuzu soylememlisiniz, “kacak geldim, nerden geldigimi ve nerden gectigimi bilmiyorum sadece ukraynada/bosnadan/türkiyeden/afrikadan sonra bu ulkeyi gördum, baska birsey hatirlamiyorum” demelisiniz.






EEE) 
DUBLIN Aile birlesimi kanunlari 

mülteci statusune sahip olan bir insanin aile birlesimi yapabilecegini hepiniz biliyorsunuz, bu kolay...  
ama belki bazilarimizin bilmedigi bir önemli nokta: 
örnegin insani oturumunuz var, ama politik oturumunuz yok, veya eger mülteci statüsü daha kazanmamissaniz, ve ilticaci iseniz, yani daha oturumunuz yoksa/gelmemisse ama legal iseniz: Esiniz ve 18 yasindan küçük cocuklariniz Dublin/avrupa ulkesine girerlerse ve orda iltica ederse ve iltica etikleri anda sizin burda yani Holandada/isvicrede/fransada/almanyada oldugunuzu söylerse esinizi ve cocuklarinizi sizin yaniniza birzat A-devleti B-devletine yani sizin yaniniza gönderir..

Yani örnek verecek olursak: siz almanyada/isvicrede ilticacisiniz(veya herhangi bir legal statünüz var, yani kacak olmamaniz yeterli), ve cocuklariniz yunanistana gitti, ve Yunanistanda iltica ettiler, ve iltica etigi sirada ifadesinde sizin, yani esinin almanyada/isvicrede/fransada ilticaci oldugunu söylerse 18 yasindan kücük cocuklari ve esinizi sizin yaniniza almanyaya/isvicreye gönderecektir… buda dublin anlasmasidir, bu ayni zamanda avrupa shengen anlasmasidir… bu kanun sadece dublin ve shengen devletleri icin gecerlidir. Ve uygularsaniz asagi yukari 4-6-8 ay sonra aileniz ile birlesirsiniz, yani ailenizi sizin bulundugunuz ulkeye gönderirler(yani aile üyesinin/büyügünün/vekilin ilk geldigi ulkeye sizin yaniniza koruma ile göndermek zorundalar!

Yunanistana cocuklarinizi ve esinizi getirmeniz yeterli(ama ilk iltica ifadelerinde size kavusmak/ulasmak istediklerini söylesinler)… daha sonrasini devlet herseyi yapiyor ve koruyarak size ulastiriyorlar/kavusturuyorlar. Aileniz yunanistana girer girmez (ilk üç-ay içinde) yukardaki kanun madesini ile birlikte basvuruyu yapmali!

""" Kanun Maddesi: Dublin-III regulation, Article 10 (Art. 7 para. 2 and art. 17 para. 2) """   
Bu madde cocugunuz veya esiniz yunanistanda ise onlari yaniniza alabilirsiniz, cünkü avrupaya ilk gelen sizdiniz ve ilk iltica edende sizdiniz ve siz nerdeyseniz ailenizi sizin yaniniza göndereceklerdir. Esinizin ve 18 yasindan kücük cocugunuz yapmasi gereken: önce bulunduklari ülkede orda iltica etsinler sonra bu madeyi göstersinler. Mutlaka ailenizi sizin yaniniza göndereceklerdir… daha oturum almamissanizda, ilticaci statüsündeysinizde ailenizi mutlaka sizin yaniniza göndereceklerdir. Çalismak zorunda degilsiniz, ilticaci iseniz veya kamptaysaniz veyada yasal statüdeyseniz uluslar arasi anlasmadan kaynakli ailenizi sizin yaniniza göndereceklerdir. Aileniz sizin yasadiginiz ulkeye geldikten sonra ilticaci olarak iltica prosedürüne baslayacaktir, ve ilticaci sürecine alinirlar. Yani onlar için hersey sifirdan baslar... Ilk gelen kisinin ülkesi önemli, ilk gelen ve iltica eden kisinin yanina tüm aile üyeleri gönderilir. Ilk gelen ve ilk iltica eden cok önemli: bu zaman vakit madesi uyarisi: DUBLIN-III regulation Article 7 para. 2
Aileniz yunanistana girer girmez (ilk üç-ay içinde) yukardaki kanun madesini ile birlikte basvuruyu yapmali! 
Yunanistan aile birlesimleri icin ideal bir ülke, cünkü her halükarda aile birlesimi yunanistanda oluyor. Fakat yunanistan degilde aileniz Bulgaristana/kibris rum cumhuriyetine giris yapmissa öyleyse bazi detaylara dikkat etmelisiniz: örnegin:
B-devletindeki ilk gelen baba/anne bir defada olsa negatif almissa, öyleyse baska Dublin maddeleri devreye girer, yani ilticaci negatif almissa: bu durumda örnegin ailenin cogunlugu hangi ülkede veya ilk gelenin bulundugu ülkede entegre olup olmadigina bakilir. Fakat B-devletindeki ilk gelen ilticaci, iltica talebine negatif cevap almamissa(yani ilticaci halen iltica talebi ile ilgili cevap almamissa) öyleyse hic sorun olmaksizin ve aile sayisina falan bakilmaksizin direk ilk gelenin yanina yani tüm aile üyeleri B-devletine gönderilirler… B-devleti kanunen bunu kabuil etmek zorundadir.

Fakat yunanistana aileniz giris yapmissa:  Dublin Art. 17(2) maddesi devreye girer
bu durumda B-devletine ilk gelen kisinin yanina her halükarda ailesi gönderilir, çünkü Yunanistan sorumluluk alma kapasitesine sahip degildir, ve aileyi kompile B-devletine göndermek zorundadir(sadece ilticacinin B-devletinde yasal olmasi önemlidir, yani negatif almis ilticaci olsada sorun degildir, problem olmaz). Yani ilk ilticacinin geldigi B-devleti her halükarda Yunanistandaki aileyi kabul etmek zorundadir(negatif almissada önemli degil, problem olmaz). Aileniz yunanistana giris yapmissa çogunluga/sayiya veya entegrasyona bakilmaz, ve her halükarda B-devleti yani ilk gelenin bulundugu ülke sorumludur, yunanistan sorumlu olamaz ve olmasi mümkün degildir!      

""" Kanun madesi: Dublin-iii regulation article 8 """
bu madde avrupada kimsesiz(refakatsiz) cocuklar icindir(on sekiz yasindan kücük olupta, yaninda büyük kimse olmayan ama avrupa sinirlari icinde olan akraba cocuklar icindir), yani avrupada kimsesiz/refakatsiz olupta akrabasi babasi/annesi/teyzesi/dayisi/halasi/kuzeni cocuklari yanina alabilir(her iki taraf ilticaciysada sorun olmaz, yanina alabilir/getirebilir, önemli olan iki akrabanin yasal olmasi ve her iki tarafin avrupa sinirlari icinde olmasi). Cocuk sizin yasadiginiz ulkeye geldikten sonra ilticaci olarak iltica prosedürüne baslar, ve ilticaci sürecine alinir.  
Vede dublin-iii 16. Maddesi: Engeli insanlar icindir, yani A-ülkesinde (yunanistanda) Engeli olupta yasi büyük olan insanlarida(akrabalarinizida) yaniniza almaniz mümkündür. Ama Engeli olduklarini hemen kanitlamalilari ve akraba oldugunuzuda hemen A-ülkesinde kanitlamalilar. Ve A-ülkesinde basvuru yaptiklarinda dublin-zaman-süresine dikkat ederek(iltica basvurulari aninda) B-ulkesinde akrabalari oldugunu hemen bildirmeliler ve engeli olduklarini kanitlamalilar, ve B-ulkesindeki akrabalarinin yanina gitmek istediklerini bildirmeliler… 
Aileniz yunanistana girer girmez (ilk üç-ay içinde) yukardaki kanun madesini ile birlikte basvuruyu yapmali! Yunanistan aile birlesimi icin ideal bir ülke, ama bu yöntemleri uygulamak icin ilk basvuru sirasinda B-devletindeki aileniz ile ilgili ikametgah kagidi ve onun kimlik fotokopisini göstermelisiniz. 
Korkmayin B-devletindeki ailenize birsey olmaz ! B-devletindeki aile üyenizin hiç ama hiç bir kaybi olmaz ! 






FFF)
devletler arasi BILATERAL anlasma SORUNU(Dublin DEGIL BILATERAL anlasma Sorunu) yani siyasi/insani oturumu olanlar için bilgi:

herhangi bir A-dublin ülkesinde siyasi olarak kabul edilmis(politik oturumu olan)
mülteci, baska bir B-dublin ulkesinde politik veya insani iltica ederse:
bu dublin sorunu degildir, shengen/Bilateral sorunudur… yani daha büyük bir sorundur.
dublin sadece iltica edenler kanunudur, ve ilticasi halen sonuclanmamislar içindir, yani iltica basvurusu yapipta daha kesin bir cevap almayanlar içindir… 
Bilateral sorun ise avrupa vatandaslarini, avrupa mülteci oturumu olanlari vede iltica edipte basvurusu pozitif/negatif sonuclanmislar icindir.

Size önerimiz:
herhangi bir avrupa ulkesinde siyasi oturumunuz varsa baska ülkeye iltica etmeyin, bazan yunanistandan/macaristandan/italyadan gelenleri zar-zor kabul ediyorlar, ama cok az sanslari oluyor… 

Siyasi-oturum degilde herhangi bir avrupa ulkesinde insani-oturum almissaniz o zaman sansiniz var, yani insani oturumu olanlar baska ulkede tekrar iltica basvurusu yapabilirler, bu mümkün ama sahiden zor! Bunu kimseye tavsiye etmiyoruz. Ama illaki A-devletinde oturumu olmasina ragmen baska B-devletinde tekrar iltica etmek istiyorlarsa, tamam öyleyse insani oturumunuzun süresi bitikten sonra oturum süresini uzatmadan(yada oturumunuzu öldürdükten sonra) yukarida yazilan dublin kanunu 19(3) yöntemini uygulasinlar… 
   
gerci herhangi bir ülkede Siyasi oturumu olanlarlarda ayni sekilde A-devletinde olan siyasi oturumlarini öldürdükten sonra yukaridaki 19(3) yöntemini uygulayabilirler ve B-ülkesinde iltica edebilirler, fakat mutlaka A-ülkesindeki siyasi oturumlarini öldürmeleri gerekiyor, çünkü siyasi oturum süresi bitmesi: “siyasi oturum statüsü” bitmesi anlamina gelmez!!! Siz öldürmediginiz sürece süresi bitmisse dahi: siyasi oturum statüsü herzaman devam eder! Fakat tekrar ediyoruz: herhangi bir avrupa ülkesinde oturumu olanlar bence oturumlarini öldürmesinler! Yani kimse oturumunu iptal etmesin ve geri çekmesin, bunu kimseye önermiyoruz. Mecbur kalmadikca yapmayiniz! Oturumunuz var fakat Baska bir avrupa ulkesine yerlesmek istiyorsaniz: öneri Asagidaki yöntemleri uygulayiniz:  


birinci Taktik/yol/bosluk: 
iltica yolu ile degilde calisarak baska bir ulkeye yerlesebilirsiniz: Herhangi bir avrupa ulkesinde multeci politik oturumunuz varsa, baska bir avrupa ulkesinde is bulursaniz ve iki sene calisirsaniz, A-shengen ulkesindeki oturumunuzu B-shengen ulkesine transfer edebilirsiniz(“European Agreement on Transfer of Responsibility for Refugees. Strasbourg, 16.10.1980” kanununun 2. madesini uygulayabilirler)… yani politik multeci statusünü transferi oluyor ve devletler arasi yapiliyor, ama bunun icin multeci politik statusunu aldiktan sonra o ulkenin seyahat belgesi(pasaportu) ile baska bir avrupa ulkesine gitmek ve orda resmi is bulmak ve daha sonra calismaya baslamak ve iki sene gectikten sonra politik oturumunuzu A-shengen ülkesinden B-shengen ulkesine getirebilirsiniz(yani politik oturum transferi mümkün)… yani daha sonra B-shengen ülkesinin politik oturumunu almis oluyorsunuz(oturumunuzu artik B-devleti yukumlulugune giriyor, ve otomatik olarak her hakinizi B-ülkesi teslim ediyor, bütün haklariniz fazlasiyla B-devletine transfer oluyor).  
Normal mülteci hak transferi kanun prosedürü söyle uygulanir: yani daha önce tourist olarak gittiginiz B-devletinde is buluyorsunuz ve sonra A-devleti içindeki gitmek istediginiz B-devleti konsolosluguna gidiyorsunuz ve calisma izni istiyorsunuz, ve konsolosluk izni/araciligi ile calisacaginiz B-shengen avrupa ülkesine gidiyorsunuz. iki yil calisiyorsunuz, ve iki yiliniz dolduktan sonra A-devletinden B-devletine transfer müracaati yapiyorsunuz. Fakat bazan usulü ve prosedürü farkli uygulasanizda sonuc alabiliyorsunuz.   Bu mülteci transferi anlasmasina avrupa-shengen ülkesi olmayan ingilterede ve avrupa ülkesi olmayan isvicre, norvec’te dahildir… 



ikinci yol taktik bosluk ise:
10 yil bekleyin, siyasi oturum aldiginiz ulkede 10 yil zaman gecirmisseniz, böylece baska bir ulkeye hic sorun olmadan gidip iltica edebilirsiniz, cunku 10 yil sonra avrupa-merkez-sistemdeki (EURODAC) bilgileriniz silinecektir (büyük bir suc islememisseniz ve euro-polis listesine girmemisseniz silinecektir)… ve gideceginiz B-devlet sizin daha önce A-devletinde oturumunuz oldugunu bilmeyecektir. Tabiki sizde A-ülkesinde siyasi oturumunuzun oldugunu söylememelisiniz, gizlemelisiniz, saklamalisiniz… B-devletine gitmeden önce A-devletinden shengen ve dublin bilgilerinizin silinmesini rica edin, bunu herhangi bir gerekce göstermeden istemek sizin hakiniz: bunu istediginizde A-devleti sizin bütün bilgilerinizi EURODAC ve SHENGEN sisteminden silinecektir… bilgilerinizin silinmesini oturum veren daire yabancilar merkez polisi dairesi yapar. Yani normalde otomatikmen bilgileriniz silinir, fakat siz yinede gitmeden önce seyahat belgesi aldiginiz yabancilar polisine dublin-shengen (eurodac sisteminde) bütün bilgileriniiz silinmesini rica edin, bu sizin dogal hakkiniz(bunu istemek icin herhangi bir gerekce göstermek zorunda degilsiniz, kanunen bu sizin özel yasaminiz ve hakiniz)…  Ama bu kanunu lütfen suistimal etmeyelim, yani kötü ülkelerde olan insanlar bunu yapsinlar: örnegin: romanyada, polanyada, hirvatistanda, yunanistanda oturumlu olan arkadaslarimiz bu yöntemi uygulasinlar… 

bu yöntemi uygulamak istiyorsaniz en ideal ülke ingilteredir,  fakat  baska avrupa ülkerinide deneyebilirsiniz. Fakat bu yöntem için en ideal ülke ingilteredir, çünkü ingiltere dublin-shengen içinde degildir. Fakat her halükarda dublin-shengen sisteminde 10 yil sonra bilgileriniz silinecegi icin, istediginiz avrupa ülkesinde bu yöntemi uygulayabilirsiniz… 
ve bu yöntemi uyguladiginizda basarisiz olsanizda sorun degil, üzülmeyin kaybiniz olmuyor! oturumunuz oldugu ülkeye geri dönüyorsunuz(veya geri gönderiliyorsunuz) ve sorun olmuyor, geri gönderildiklerinde ifadeleri dahi alinmiyor, sadece biraktiklari yerden yasamlarina devam ediyorlar...



üçüncü yol taktik bosluk ise:

ilaki baska bir ulkeye gitmek ve yerlesmek isterseniz: bu durumda Baska kitalara gitmeniz onerilir, baska kitaya (kanada, avusturalya, new zeeland, USA) gidebilir ve orda kalabilirsiniz... gitmek icin, gideceginiz ulkede dil kursuna yazilmaniz veya davet edilmeniz gerekir.. gitikten sonra o ulkede iltica edebilirsiniz… ama Avrupa-devletinde sorun yasadiginizi ve oraninin sizin icin guvenli olmadigini soylemelisiniz, o gideceginiz farkli kitalar dublin/shengen anlasmasina tabi olmadigi icin hemen olmazsada beli bir sure sonra size oturum verecektir… ama daha önce yasadiginiz(oturum aldiginiz avrupa ülkeside dahil) tüm ulkelerde sorun yasadiginizi anlatmaniz ve ispatlamaniz kanitlamaniz gerekecektir… 

ama bu üçüncü ülkeye kacak giderseniz ve daha önce avrupada oturumunuzun oldugunu söylemezseniz(gizlerseniz) Canada/avusturalya/US kendileri sizin daha önce baska bir ülkede oturumunuzun oldugunu bilemezler/bulamazlar(çünkü öyle bir kontrol sistemi yok), böylelikle kendi ulkenizden direk oraya gitmis gibi ifade verebilirsiniz… ve bu durumda oturum almaniz çok kolay olur. Çünkü Canada/new zeeland/USA/avusturalya iyi bir ifade verirseniz ve kendi ulkenizden direk oraya gittiginizi söylerseniz bir süre sonra oturum veriyor...






GGG)  
sideten kacip Avrupaya siginan kadinlar:

Yunanistan, italya, ispanya, portugal kadinlar ve cocuklar icin cok kötü !

Fransa ve almanya politik olmayan ama sideten/tehditen/töre cinayetinden kacan kadinlara oturum veriyor.. ve siyasi kanidi olmayan kadinlara/erkeklere/cocuklara iltica etmeniz icin fransa veya almanyayi öneriyoruz. Cünkü daha toleranslilar… 

Cunku almanya ve fransa oturum konusunda biraz daha esnek, ve ayni zamanda sosyal devletler, yani yardim eden devletler, insanlari sokaga atmiyorlar, yardim ediyorlar, ve ayni zamanda oturum almak icin mücadele edersen birsekilde aliyorsun…
aslinda dublin-sorunu, bilateral-anlasma-sorunu, shengen-sorunu yasayan insanlar içinde genelikle Fransayi öneriyoruz, çünkü fransa dublin, bilateral, shengen, kadin, çocuk konularinada diger ulkelere oranla cok daha toleransli…

ve DUL kadinlar veya DUL erkekler için önemli bir not, önemli bir bilgi: bir çok avrupa ülkesinde(özelikle isviçrede) esini (yani kocasini veya karisini) herhangi bir ülkede kaybetmis kadinlar/erkekler (nerde, nezaman ve hangi ülkede kaybetigi hiç önemli degil) en az bes yil sonra oturum aldigi ve yasadigi avrupa ülkesinde emekli olabiliyor(yani daha dogrusu Dul maasi alabiliyorlar). 






HHH) 
iltica etiginizde muhalif oldugunuzu belirtmelisiniz !
Herseyden önce sunu bilmelisiniz, en kaliteli oturumu ulkesinde siyasi ceza almis kisi alir, daha sonrada ulkesinde ciddi siyasi suclardan mahkemesi yargilanmasi devam eden insanlar, ve sonrada siyasi suclardan kaynakli savcilik tarafindan ifade için aranan insanlar, evet bunlar hepsi siyasi oturum alabilirler… 
ve en kaliteli oturumu daha ülkesindeyken cezasi/yargilanmasi/aranmasi olan insanlar alirlar, yani avrupaya gelmeden önce daha ülkesindeyken muhalif olan insanlara verilir…
fakat ülkesinden ciktiktan sonra siyasi muhalif olupta aranan insanlarda oturum alirlar, fakat bunlar biraz geç alabilirler, bazan zaman kaybi yasarlar ama mutlaka oturum alirlar… fakat siyasi nedenlerden kaynakli ceza almissaniz/araniyorsaniz/mahkemeniz varsa mutlaka oturum alirsiniz...


arkadaslar suan özelikle irandan/iraktan/türkiyeden gelen mülteciler için en iyi sosyal paylasim tavsiyemiz: 
YPG, YPJ, HDP paylasimlari ve propagandasidir, çünkü dünyanin hemen hemen her ülkesinde YPG, YPJ, HDP örgütleri ortadogunun rönesans devrimci gruplari olarak kabul edilir ve öyle görülür(ve dünyanin her ülkesinde bu örgütün halkina ve mensuplarina çok fazla sempati vardir), ama türkiye/irak/iran/suriye gibi geri kalmis ülkelerde YPG-YPJ gruplarin sosyal paylasimini yapan siradan insanlar dahi yargilanirlar, cezaevi yatarlar, öldürülürler, iskence görürler. yani sosyal paylasim için size önerimiz YPG, YPJ, HDP sempatizani taraftari paylasimlardir. Ama baska örgütlerin sempatizani taraftari iseniz onlarla ilgili muhaliflik propaganda paylasimlari yapin(bizler herkezin düsüncelerine, dinine, cinsine, bayragina, atalarina, renklerine saygiliyiz). rahat olun korkmayin ve sadece sosyal paylasimlar yapin. 

geldiginiz ülkede hic bir muhaliflik yapmamissanizda Facebookta gercek isminiz, soyisminiz, fotonuz, en son ikametgah ettiginiz adres ile,  bilgilerinizle hesap açin ve muhalif olun, siyasi muhalif olun, siyasi paylasimlar yapin, siyasi tartismalara/yazismalara katilin... vede twitter‘de hesap acin ve muhalif olun(twitter‘de etiketleyin), bakanlarin ve iktidarin sayfalarini politik ve muhalif yazilarla etiketleyin. Medyada muhalif olursaniz: sizi ülkenizin savciligi arayacaktir, veya sizi mutlaka birileri muhaliflikten dolayi sikayet edecektir. Kimse sikayet etmemissede birileri sizin facebook, twitterinizdeki muhalif paylasimlarinizi sikayet edecektir, belkide sevdikleriniz size iyilik olsun diye sizi sikayet edecektir, son zamanlarda herkez herkezi kötülükten veyada iyilikten dolayi sikayet ediyor...

Yani sosyal medyada aktiv muhalifseniz geldiginiz ülkede mutlaka size karsi savcilik dava acaktir, türkiye/suriye/irak size karsi dava actiginda siz burda avrupada oldugunuz icin en son resmi olarak ikametgah ettiginiz sehrin savciligi sizi arayacaktir, paylasimlardan sonra 3-4-5 ay sonra sizi siyasi nedenlerden dolayi arayacaktir (yani diyelimki istanbul en son resmi ikametgah yerinizdi oyleyse istanbul savciligi sizi mahalif oldugunuzdan dolayi arayacaktir), ve vekalet verdiginiz avukat sizin vermis oldugunuz vekalet ile en son ikametgah etiginiz sehrin cumhuriyet savciligindan sizin belgelerinize ulasabilir, eger size karsi acilmis olan davada gizlilik karari varsa, öyleyse avukatiniz sadece davanin basligini, ne zaman acildigina, neden acildigina ulasabilir, buda avrupada oturum almaniz icin yeterli..

fakat eger paylasimlardan dolayi(yani yurt disina ciktiktan sonra muhalif oldugunuzdan dolayi) siyasi aranmaniz çikmissa, yani suç tarihi kendi ülkenizde oldugunuz sürede degil, yurt disina çiktiktan sonra politik muhalif paylasim/etiketleme(suç) yapmissaniz, yinede oturum alirsaniz! Fakat belki sonradan oldugu için, bu nedenle düsük seviyeli politik oturum olacaktir veya oturumunuzu biraz geç verirler, fakat merak etmeyin oturum vereceklerdir! ve bu düsük seviyeli(memnun olmadiginiz) politik oturumu aldiginizda hemen itraz ediniz, itraz gerekceniz: yani daha öncede (ülkedeykende) siyasi oldugunuzu söyleyin, sadece avrupada siyasi muhalif degildiniz, yani ülkedeykende aktif muhalif oldugunuzu belirterek karara itraz ediniz ve daha iyi oturumu hak ettiginizi söyleyin, belki bunu iyi belirtirseniz daha iyi bir politik oturum alirsiniz.…

vatandasi oldugunuz devlet sizi muhalif oldugunuzdan dolayi yargilarsa iltica talebiniz daha hizli ve daha pozitif sonuclanir… Cunku “insan haklari bildirgesinde”: muhalif olmak suc olmamali, ama muhalif oldugunuzdan dolayi saldiriya/yargilanmaya/aranmaya magruz kaliyorsaniz, öyleyse avrupa ulkeleride size politik oturum veriyor… bazan kücük/ilk mahkeme politik olarak aranmaniza ragmen yanlis/hattali/negatif karar verebilir, ama siz itraz ederseniz ve yüksek mahkemeye giderseniz pozitif cevap alirsiniz! Ve sürekli itraz süresine dikkat ediniz, cünkü itraz etme hakki-zamani vardir, o süreyi bir saat dahi gecerseniz itraziniza bakilmaz! Yani itraz etme süre-zamana çok dikkat edin !!

Facebook/Twitter/instigram paylasimlari herzaman icin herkez icin pozitif etki yapar, cünkü yargilaniyorsaniz büyük ihtimale paylasimlariniz yargilanmanizi siyasi ceza ile sonuclandirilacaktir(diktatoriyal sistemlerde bu uygulamalar var), ve yargilanmiyorsaniz siyasi olarak yargilanacaksinizdir. Ve ne kadar fazla paylasim yaparsaniz o kadar daha iyidir.  
Ve her halükarda siyasi muhalif paylasimlar yapmaniz iyidir, çünkü bu sizin heryerde herzaman muhalif oldugunuzu gösterir. Avrupada ne kadar muhalif olursaniz olun hiç bir siyasi sorun yasamazsiniz, fakat türkiye/iran/irak/suriye gibi geri kalmis ülkelerde muhalif olmak suçtur, kendi düsüncelerinizi aktarmak suçtur, siyasi görüslerinizi paylasmak suçtur. Sultanlari-diktatörleri elestirmek suçtur…  evrensel insan haklari bildirgesinde muhalif olmak elestirmek suç olmamali ve insanlar bu nedenlerden kaynakli rahatsiz edilmemeliler yargilanmamalilar, ama siz bu nedenlerden kaynakli yargilaniyorsaniz/araniyorsaniz öyleyse avrupa size siyasi oturum verecektir… 



edindigimiz tecrüberlerden kaynakli sunuda yazalim: 
özelikle polanya, avusturya ve bazan fransada: Her yüz kisiden bir kisi kendi vatandasi oldugu ülkede siyasi olarak ceza almasina/Yargilanmasina/aranmasina ragmen bazi dönemler bazi ülkelerde sansizliga maruz kaliyorlar: ve bunca siyasi kanita ragmen belki yüksek mahkemedende negatif sonuc alirsa(yani bu kadar siyasi ispata kanita ragmen iltica davasi negatif ile sonuclanirsa), bu durumda mutlaka ama mutlaka avrupa insan haklari mahkemesine muracaat edin, veya birlesmis miletlere muracaat edin.. avrupa insan haklari mahkemesine kendi ana dilinizlede muracaat edebilirsiniz (ama son aldiginiz yuksek mahkeme kararindan ilk 6 ay icinde), ve birlesmis miletlere ise ingilizce/fransizca/ispanyolca itraz edebilirsiniz, ama birlesmis milletlerde süre kisitlamasi yoktur, yani istediginiz zaman birlesmis milletlere muracaat edebilirsiniz, yani alti ay sonrada muracaat edebilirsiniz(fakat ana dilinizle birlesmis milletlere muracaat edemezsiniz)… fakat AIHM(ECHR) veya BM (UN) basvurulari hemen hemen ayni süredir, ilk üç hafta icinde size ilk CIDDIYET cevabi gelecektir, ve mahkeme sonuclanmasi ise en az iki yil sürebilir… 
unutmadan: AIHM veya BM basvuru yapip, ayni zamanda C-ülkesine gidip siginabilirsiniz, ama bu durumdaki insanlar dublin kanunun 19(3) veya 29(2) madesini uygulamalilar…
 
edindigimiz tecrübelere bakacak olursak AIHM ve BM basvurulari iltica davalarindan(iltica basavurularindan) daha kolay! Ama ne kadar dikkatli ve titizle basvurunuzu yaparsaniz o kadar daha kaliteli ve daha hizli cevap alirsiniz… 
örnegin siyasi olarak ceza almis olmaniza ragmen iltica ettiginiz avrupa ülkesi iltica davanizi negatif ile sonuclandirmis ise: bu durumda AIHM(ECHR) veya BM (UN) basvurunuzda uluslar arasi mülteci anlasmasinin 33. maddesini veya AIHM mahkemesi sözlesmesinin 3. maddesini veyada her iki maddeyi birlikte uygulayabilirsiniz, sadec bu iki madde birçok insanin korunmasini sagladi..  sadece bu iki madde dahi: can kurtaran ve çok ise yarayan avrupa kanun maddeleridir, kanunun ismini herkez bilir: “non-refoulement” ilkesi kanunu, ve bunu uygularsaniz bir çok insanin hayatini kurtarabilirsiniz (THE REFUGEE CONVENTION 1951 art. 33, or ECHR art. 3, or CAT art. 3, or  ICCPR art. 7)… çünkü bu uluslar arasi anlasmaya imza atmis avrupa ülkeleri siz vatandasi oldugunuz ülkede siyasi olarak cezaniz/aranmaniz varsa size siyasi oturum vermek zorundadir, ama buna ragmen vermiyorsa, keyfi muamele yapiyorsa, hukuki degilde siyasi kararlar aliyorsa, bir dönem diktatörleri memnun etmek istiyorsa: öyleyse siz bunu AIHM’ye veya BM’lere tasiyabilirsiniz, çünkü sizi zor durumda birakan iltica ettiginiz avrupa ülkesi kendi imza attigi uluslar arasi anlasmaya saygi duymuyor ve uygulamiyor… ve daha birçok mevzu için AIHM’ye veya BM basvuru yapabilirsiniz… iltica ettiginiz ülkede haksizliga ugradiysaniz ve iç hukuk tükenmis ise, mutlaka AIHM’ye veya BM’lere gidiniz.  
 AIHM kendi ana dilinizle yapabilirsiniz, basvuru düsündügümüz kadar zor degil, iltica mahkemelerinden ve davalarindan daha kolaydir! AIHM’de basaramadiysaniz, BM’de deneyin… ama ayni anda ikisine birlikte basvuramazsiniz, yani ayni anda AIHM ve BM’ye basvuru yapmayin/yapamazsiniz ! Internete bunun ile ilgili cok fazla bilgi ve cok fazla örnek bulabilirsiniz…  ana dilinizde AIHM  formu veya yabanci dilde BM miletlere basvuru formu internete rahatlikla bulabilirsiniz… basvuru adressi:  BM merkezi isvicrenin Cenevre sehrindedir, AIHM merkezi ise fransanin Strasbourg sehrindedir. 






III)
nisanli, imam nikahli, partner olanlar(yani resmi evli olmayanlar) için:

bu durumda iltica ettiginiz ilk ifadelerinizde belirtmeniz gereken bilgi: vatandasi oldugunuz ülkeden ayrilmadan önce en az sevgilinizle iKi yil birlikte ayni evde/odada birlikte yasadiginizi söyleyin( geldiginiz ülkede birlikte cektiginiz fotolar varsa hemen ilk ifadenizde iceri verin, ve birlikte yasadiginiz ile ilgili ne kadar kanit varsa verin, fatura, ev kirasi, vs. vs.), çünkü bunu ilk ifadelerinizde söylerseniz daha sonra siz oturum aldiktan sonra partnerinizede/nisanlinizida/sevgilinizide vize verilir, yani onuda rahatlikla yaniniza alabilirsiniz, veyada en azindan daha sonra siz oturum aldiktan sonra partneriniz daha rahat vize verilir!

özelikle isviçrede ve bazi avrupa ülkelerinde: partner/nisanli/sevgili durumlari resmi evli gibi muamele görüyor, ama ilk ifadelerinizde belirtmelisiniz ve en az fotolarla kanitlamalisiniz.. ve böylelikle siz oturum aldiktan hemen sonra: ülkedeki partnerinizi/nisanlinizida/sevgilinizide yaniniza aile birlesimi yoluyla/basvurusuyla alabiliyorsunuz... 
bununla ilgili çok fazla emsal kararlar ve kanun maddeleri var: yani ulusal kararlar, avrupa kararlari, dublin sözlesmesi kararlari...   





JJJ) 
Hangi avrupa ülkesi iltica basvurusu için daha iyi:

mülteci için en iyi ülkeler: 
bu soru zor bir soru,  fakat evrensel insan haklari bildirgesine en fazla uygulayan ve mültecilere en fazla hak taniyan ülkelerden bazilari söyle: isviçre, holanda, ingiltere, finlanda, isveç, norveç. Fakat Bu ülkelerde siyasi oturum almak çok zordur… siyasi aranmaniz ve siyasi olarak kanit gösterebilirseniz bu ülkeler size oturum muhakak verecektir, fakat bazan uzatabiliyorlar… fakat bu ülkelerde devlet fon sosyal yardimlari iyidir ve yeterlidir, ve siz is buluncaya kadar ve entegre oluncaya kadar(ayaklarinizin üzerinde duruncaya kadar) devlet sizi her alanda destekliyor, ve bu devletlerdeki mülteciler/ilticacilar kimseye muhtac olmadan ve ihtiyac duymadan rahatlikla yasayabiliyor...  
isvicre özelikle siyasi cezasi olanlara çok çabuk oturum veriyor(özelikle cezasi olanlar veya agir politik suclardan yargilanlar için isvicre çok iyi bir ülkedir). Fakat isviçrede meslek bulmakda, üniversite okumakda diger avrupa ülkelerine göre daha zordur! isviçrede birçok genç senelerce meslek bulamiyor. isvicrede is bulmakta, is yeri acmakta diger avrupa ülkelerine oranla daha zordur, ve ev almakta diger avrupa ülkelerine oranla daha zordur...  fakat isvicrenin en iyi tarafi: politik ceza alanlara çok çabuk oturum veriyor ve aile birlesimindede çok toleranzli ve hizli, hiç bir mülteciyi baskasina muhtaç etmiyor, ve mülteciyi her konuda koruyor ve yardim ediyor! fakat isvicrenin artilarinin yaninda eksi yönleride var: örnegin Isviçre yabancilara karsi(özelikle ortadogudan gelen insanlara karsi) çok fazla soguklar ve cok fazla önyargililar.. Ama örnegin latin amerikaya(veya afrikaya, çinlilere, ruslara) çok gittikleri ve onlarin dillerini kendi okularinda çok iyi ögrendikleri için latin amerikalilara(veya afrikalilara, çinlilere, ruslara) karsi çok daha sicak ve çok daha anlayisli olabiliyorlar, çünkü latinlere-afrikalilara karsi daha az önyargililar ve onlarin dillerinide bildikleri için: birbirlerini daha iyi taniyor ve anliyorlar. 
avrupa ülkelerinin kendi vatandaslarinin çogusu ya isvicrede yada ingilterede is bulmak ve calismak ister. çünkü maaslari çok iyidir... ama özelikle avrupa vatandaslari isvicreye çok geldigi için: böylelikle yabanci mülteciye daha az is kaliyor, çünkü özelikle isvicrede almanlar/fransizlar/italyanlar çok gelir çalisirlar ve daha sonra gelen mülteciye is kalmaz... üniversiteleride öyledir: çünkü isvicrenin çok kültürlü-dilli olmasindan kaynakli dünyadaki her akedemisyen/ögrenci/professor burda birseyler okumak veya kariyer yapmak ister( isvicre her bakimdan çok kazancli ve prestijli), ve böylelikle disaridan komsulardan kalifiye çok insan geldigi için: böylelikle üniversiteler ve is sahasi çok kaliteli olur ve sonra gelen mülteciye daha az yer kalir(veya rekabet orani artar).            


ingilterede çok iyi bir ülke ve ingilterede suan kamp çok az, genelikle orda iltica müracaati yapanlar direk hotelere yerlestiriliyorlar, ve ingiltere hiç kimseyi kimseye muhtac etmiyor, ve çok sosyal bir devletir. ve is bulmak, egitim yapmak için ideal bir ülke... yani yabancilara her bakimdan fazlasiyla olanak saglayan bir ülkedir. ve ingilizce dünyanin heryerinde gecerli bir dildir...  ama sirf ingiltereye gideyim diye, kendinizi baska daha fazla risklere atmayin, çünkü bircok multeci ingiltereye gitmek için çok çaba sarf ediyor ve sonra kötü sonuclanabiliyor. 

Holandada çok sosyal bir ülke ve is bulabiliyorsunuz, ve her bakindan cok cok iyi bir ülke... ama holandaca ögrenirseniz heryerde kulanamazsiniz. 

norveç'te  isviçre gibi avrupa birligi içinde degildir, fakat norveç ve isviçre Dublin anlasmasi içindedir. Norveç'te mülteciler için çok kaliteli bir ülkedir, ve mültecilere koruma ve yardim konusunda avrupanin en iyi ülkelerinden biridir.   
 
mülteci için en kötü avrupa ülkeleri: 
Ve mültecilere en az hak taniyan ve en az koruyan ülkeler ise söyle: yunanistan, italya, polanya, hirvatistan, slovenya, slovekya, çek cumhuriyeti, rum cumhuriyeti… bu zor olan ülkelerde oturum almak daha kolaydir, fakat oturum aldiktan sonra orda yasamak ve orda barinmak veyada is bulmak çok zordur… ve devlet fon yardimlari bu ülkelerde çok çok azdir.


Mülteciyi mesut edecek normal ülkeler(iyide degil, kötüde degil): 
Ne iyi nede kötü diyebilecegimi ülkeler ise sirasiyla söyle: fransa, belçika, Almanya, avusturya: bu ülkeler her konuda iyi veya kötü diyemecegimiz ülkeler, yani birçok konuda iyiler bazi konularda kötüler… 
örnegin fransada kamp yok, ev/stüdyo var, fakat ev/oda için siranizi beklemelisiniz(ve özelikle hasta olmayan bekarlar bazan çok beklemek zorunda kalabiliyor). Fakat fransada is bulmak çok kolay, yani herkez muhakak çalisabiliyor..    almanyada ise kamp var, fakat herkez rahatlikla is bulamiyor, is bulsalarda çok ucuza calistiriyorlar. Ve devlet yardimlari azdir, fakat azda olsa size yetiyor.
almanya/fransada okumak kolaydir, yani kaydiniz kabul ediliyor, fakat bitirmek zordur. Fakat çaba sarfederseniz ve yogunlasirsaniz mutlaka azicik zorlukla bitirebilirsiniz…  


konuyla alakali olmayan bir sosyal-kültürel-psikolojik bir belirti:
dünyanin her tarafinda insancil, humanist, temiz iyi yürekli insanlar fazlasiyla vardir!
ve avrupa ve amerika halklarinin çogusu: medeni, egitimli, insacil halklardirlar: 
ve irkçi olan kesim dahi: size saygisizlik yapamaz, siddet uygulamazlar, ve özelikle haklarinizi kesinlikle gasp edemezler... çünkü yasa ve kanun herseyin üstündedir. fakat onlarda yabanciya karsi (bazande birbirlerine karsi) bazan hatalar eksiklikler yapabiliyorlar...    
fakat cok fazla bize soruldugu icin: sunuda belirtme ihtiyaci duyuyorum: Avrupa, Amerikada, çinde ve hata dünyanin heryerinde ortadogululara çok fazla önyargili ve biraz negatif bakiliyor. yani bu sadece avrupanin bize bakis açisi degil: 
yani örnegin onlarin psikolojik bilinç altlarinda az/çok su var: biz ortadogulular cahiliz, biz ortadogulular yobaziz, bizler kadin ve çocuk haklarindan anlamiyoruz, bizler medeni degiliz, bizler sorunlari çözmeyi bilmeyiz, bizler bagnaziz, ve biz ortadogulular tabu içinde egitimsiz yasayan insanlariz... ve hatta bizim ülkemizdeki insan haklari savunucularimizi ve devrimcilerimizi bile geri görebiliyorlar. Ama siz onlardan biri olmayincaya kadar kesinlikle size bu psikolojik yapilarini farketirmezler, ancak çok iyi entegre olduktan sonra farkedersiniz. 
ve onlarda bizler gibi ayni hataya düsüp: çok geneleme yapiyorlar, yani biz "bütün avrupalilar böyledir" diyoruz, onlarda: "bütün ortadogulular böyledir" diyorlar... ama sonradan farkedeceksinizki: italyan ile norveçli arasinda çok çok fazla kültürel/zihniyet farklar var, veya iki fransiz vatandasi arasinda çok fazla farklar var... 

eger avrupanin irkçi insanlarina denk gelirseniz: kesinlikle korkmayin, size karsi biraz önyargili olmalari veya bazi negatif düsüncelere sahip olmalari önemli degil: 
size kesinlikle ayrimcilik yapamazlar, sizi cinsinizden/kültürünüzden/dilinizden/geleneklerinizden/dininizden dolayi asagilayamazlar, ayrimcilik yapamazlar, kötü muamele yapamazlar, haklarinizi gasp edemezler...  çünkü medeni gelismis ülkelerde kanun-yasa herseyden önemlidir. yasayi mutlaka uygulamak zorundalar. özelikle avrupada yasa herseyin önündedir!  
böyle insanlar/kurumlar ile karsilastiginizda: size en fazla yapacaklari kötülük belki bazan: size is vermezler veya belki sizinle mesafeli olurlar. buda çok önemli olmamali! çünkü avrupada cok kaliteli insanlarda fazlasiyla var! diger insanlarin size bakis ve yaklasimlari sizin ne oldugnuzu belirlemez !  diger herhangi bir insanin/kurumun size karsi önyargilari: sizin duygularininiz üzerinde kötü etki yapmamali ve ruh halinizin bozulmasina  neden olmamali. 
 
belkide bu bakislarinda azda olsa bir gerçeklik payi var(yani belkide bizimde eksikliklerimiz var), veya belkide onlar efendilik psikolojisiyle yukardan bakiyorlar... yani evrensel insan psikolojisinde ve tarihinde: çok güçlü olanlar(yukarda olanlar) asagidaki mazlum magdur halklara(yada siginan kaçan muhtaç halka) sürekli öyle bakmistirlar ve öyle yaklasmistirlar, yani belkide bu tarihsel ve psikolojik durum insanla ilgili bir vakadir... belkide onlar 2000 yil önce size sigindiklarinda siz onlara bu muameleyi yapmistiniz, çünkü güç ve koltuk insani farkinda olmadan degistirebiliyor: asaginizdaki mazlum halka bakisinizi degistirebiliyor ve zamanla bu durum/düsünce/vakka: ilk basta kisisel davranislariniza, sonra sosyal yaklasimlariniza ve çok sonrada kültürel yapiya dönüsüyor.

Arkadaslar belkide avrupadaki kamp hayati, yeni bir ülke/kültür/dil, herseye sifirdan baslama insaninin daha fazla olgunlasmasini sagliyor, kendini bir anda boslukta yalniz hisetmek:  "öldürmeyen aci güçlendirir"- Nietzsche  
Arkadaslar avrupa ilk dönemler özelikle kamp dönemleri çok zordur, ama zamanla dil/kültür ögrendikce ve entegre oldukça, ve oturum alip vede is bulup calismaya basladiktan sonra hersey zamanla düzeliyor ve zamanla kendinizi daha iyi hisediyorsunuz ve zamanla mutlu olmaya basliyorsunuz...

Fakat sunuda belirtmeden gecemeyecem: Avrupa halklari (Dünya halklari) Kobane(rojava) devriminden sonra: özelikle kürtlere daha pozitif bakiyorlar...  ve Kobane(rojava) Devriminden sonra Dünya halklari: kürtleri daha iyi anlamaya, ögrenmeye ve tanimaya baslamistir... 
ve önceleri avrupa devletleri kürtlerin kendi kendilerini savunmasini normal görmezlerdi ve kürtlerin mesru müdafasini dahi sürekli elestirirlerdi, kürtlerin organizeli ve örgütlü bir güç olmalarini istemezlerdi...  fakat kobane devriminden sonra kürtlerinde diger halklar gibi mesru müdefa hakki oldugunu; ve kürtlerinde kendi kendilerini  diktatörlerden, radikal gruplardan ve fasist devletlerden/zihniyetlerden korumasi gerektigini artik onlarda normal görüyor ve heryerde yaziyor/söyluyorlar...

Avrupa/Amerika halki herzaman eskiden beri daima kürt halkina acirdi, ama avrupa/amerika devletleri ise kürtlere karsi sürekli sömürgeci ortadogu diktatör devletlerini desteklemislerdir! yani Avrupa halki kürtlere acimis, fakat devletler acimamislardir. 
ama özelikle Kobane devriminden sonra: Avrupa/Amerika halklarinin kürtlere karsi olan acima duygusu, sempatiye ve sevgiye dönüsmüstür. Fakat devletsel olarak: yani Avrupa/Amerika devletleri ortadogudaki sömürgeci diktatör devletlere destegi azalmistir(fakat halen devam ediyor). Ve dahada ileriye giderek: özelikle YPG'ye, YPJ'ye çikarlarindan dolayi yardim ediyorlar. 
yani arkadaslar avrupa halklariyla-devletleriyle-kurumlariyla arasinda bakis ve yaklasim olarak çok fark vardir. 

KKK) 
avrupadan vatandasi oldugunuz ülke avukatina veya esinize muvafakatname veya vekalatname vermek: 
normal prosedürde aslinda cok basit bir islem, fakat bir çok geri kalmis ülkede keyfi muamele oldugu için vede 
keyfi muamelenin önüne gecmek için size önerimiz: 
öncelikle muvafakatnamenizi/vekalatnamenizi kendi vatandasi oldugunuz ülkenin resmi tercumanina iki dile çevirtiniz, yani arkali-önlü(yada bir sayfada iki dil görünsün) ve sonra size muvafakatnameyi/vekaleti bulundugunuz avrupa ülkesine adresinize göndersinler, ve sizde bu iki dili muvafakatnameyi/vekaleti imzalayip kaldiginiz avrupa ülkesinin noter’ine götürüp tasdiklemelisiniz, ve ayni zamanda notair’den hemen sonra Apostil yapmalisiniz.  Ve sonra hepsini tekrar vatandasi oldugunuz ülkeye göndermelisiniz, ve sonra belgeler ülkeye ulastiginda, avrupada yaptiginiz Apostilide vatandasi oldugunuz ülkede tercüme ettirmelisiniz ve ülke notair’ine  tercumeyi onaylatmalisiniz. 
Ama normal uluslar arasi kanunda sadece muvafakatnameyi/vekaleti suan bulundugunuz avrupa ülkesinde noter & apostil tasdiki almaniz yeterli ve uluslar arasi kanuna uygun, fakat yukarda belirtigimiz gibi keyfi muamele özelikle türkiyede/suriyede/irakta/iranda çok fazla oldugu için yukarda yazilan gibi yapmaniz önerilir…
bazi sehirlerde keyfi muamele daha az, bazi sehirlerde keyfi muamele daha fazla, yani geri kalmis ülkelerde her nüfus müdürü(veya savcilik/mahkeme) kendi kafasina göre kanun ve keyfi muamele yapabiliyor… 




LLL)  
interpol aranmaniz varsa, önerimiz acele etmeyin ve oturum almayi bekleyin, ve oturum aldiktan sonra interpol aranmanizi rahatlikla düsürebilirsiniz. Interpol aranmasini düsürmek için interpol organizasyonu anlasmasinin 3. madesini uygulayin. Basvuru formunu doldurduktan sonra, göndermeniz gereken evraklar: yeni almis oldugunuz oturum belgesi, mülteci oldugunuz ülkenin seyahat belgesi(yada pasaport), oturum aldiginiza dair kanit belge, ve basvuru formu.  Fakat basvuru yabanci dilde yani ingilizce(veya ispanyolca/fransizca) yapilmalidir. 
Interpol aranmaniz oldugundan supheleniyorsaniz fakat emin degilseniz, interpola sorma hakiniz var, yani herkez aranmasinin olup olmadigini sorma hakkina sahiptir.    
Basvuru formu internete rahatlikla bulunabilinir. Interpolun merkezi fransanin lyon sehrindedir.  




MMM)
avrupada oturum aldiktan sonra Vatandaslik basvurusu:

vatandaslik almak için en kolay ülkeler: en son gözlemlerimizden farketigimiz kadariyla en kolay vatandaslik veren ülkeler: italya, belçika, fransa, holanda.  
Örnegin fransada siyasi oturum aldiginizda hemen size 10 yilik daimi süresiz oturum veriyor. Fransa bu daimi-süresiz oturumu konusunda avrupadaki en iyi ülke(çünkü daimi süresiz oturum almak her ülkede kolay degildir) ve daha sonra vatandaslik basvurusundada en iyi ülkelerden biri, ve is bulmak icinde en iyi ülkelerden biri, ve ayni zamanda  egitimide kaliteli ve egitim sistemi yabancilara açik ve yabancilara her konuda firsat taniyor... 


 isvicredeki degerli arkadaslarimizin bazi tecrübeleri-izlenimleri sunlardi:
Vatandaslik almak icin en zor ülkelerden biri: isviçredir, herkez için cok zorlastirilmis, fakat özelikle isvicrede F-ourumu alanlar vatandaslik icin daha fazla beklemek zorunda kalirlar. arkadaslarimizin önerisi: 
isvicrede özelikle  F-oturumu olan aileler çocuklari için daha 18 yasina basmadan B-oturum muracaat yapsinlar, yani daha çocuk kücüken ve okuldayken ve daha 18 basmadan önce bunu yapsinlar(çocuk kendi basina B-oturum basvurusu yapma hakinada sahip).. aile sosyal yardim aliyorsada problem olmaz, çünkü çocuk aileden sorumlu degildir. Aille sosyal yardimlardan sorumludur, çocukla alakasi yoktur, çocuk bundan sorumlu degildir. 

Vede

Isvicredeki arkadaslarimizin diger bir önerisi: B-oturumu olan aileler çocuklarinin C-oturumu almasi için 18 yasina basmasini beklemeliler, çünkü C oturumu basvurusu sadece yetiskinler yapabilir(yani 18 yasini doldurmus olmaniz gerekli)  ve yeni 18 yasina basmis genç çocuk meslek yapiyorsa, okuyorsa veya çalisiyorsa mutlaka C-oturumu için basvuru yapmalilar.      
 



NOT:

daha öncede belirtigimiz gibi: Bu bilgiler emekli hukuk profesörlerinden ve cesitli avrupa kurumlarin, hukuk dayanisma bürolarinin yardimiyla hazirlanmistir: Arkadaslar amacimiz mültecilere, kagitsizlara dogru bilgi vermektir ve  dogru bilgi ile yasamlarini kolaylastirmaktir. 

ama siz yazdigimiz bilgileri yanlis uygularsaniz ve yanlis hareket ederseniz yanlis sonuclar olabilirsiniz…Bu nedenden kaynakli, yazdigimiz ve verdigimiz bilgileri herzaman bir hukuk danismani, avukat veya hukuktan, dilden biraz anlayan yardimci/araci(eslik eden) biriyle hareket etmeniz… kendinize bilgi anlaminda güveniyorsaniz, ve dogru uygularsaniz, kimseye ihtiyaciniz olmadanda uyguluyabilirsiniz. Her kampta ücretsiz hukuk danismanlari var, yukarda yazdiklarimi onlara danisabilirsiniz, onlar anlamiyorsa onlara yukarda yazilan hukuk madelerini gösterebilirsiniz, hukuk madelerini onlara gösterirseniz, onlar bakip anlayacaklardir, ve belkide onlarda sizin sayenizde hatirlayacaklardir… cünkü hukukcularda unutabiliyorlar, cünkü binlerce maddeyi hafizalarinda tutamazlar…onlarinda hata yanlis yapma hakki var.

Tabiki daha cok fazla yöntemler var, daha farkli seylerde var. Yazidaki amac sadece ama sadece bilgi ve tecrübe paylasimidir, maddeleri kulanmayi farketirme amaclidir.  Hersey ücretsiz olarak yapilmistir.  

Arkadaslar sizden ricam yunanistanda, almanyada, italyadaki, ve diger tüm ilticaci insanlara bu yaziiyi ulastirmaniz/paylasmaniz ! Sadece ilticacilara degil, ayni zamanda mültecilere, oturumu olanlara, olmayanlara, ve herkeze… 
saygilarimizla selamlariz


bu yazi tamamen yunanistandaki “el Kurdi el Riha el Yunani“ tarafindan hazirlanmis, paylasilmistir.

Yunancadan türkçeye tercümede emegi olan arkadaslara tesekür ediyoruz!  Ukalaligimizdan ve kibirimizden kaynakli ilticacilardan/siyahilerden/kürtlerden/kadinlardan/çocuklardan kisacasi tüm ezilenlerden ve haksizliga ugrayanlardan özür dileriz.  Ve zaman kisitliligindan kaynakli detayli(daha fazla kanun madelerini ve yöntemlerini) yazamadigimizdan kaynaklida özür dileriz. 



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*