İzlediğim en Güzel Sistemi Eleştiren Filmler

En etkileyici 10 sistem eleştirisi filmi

Sanat her daim toplum dinamiklerini harekete geçiren öğelerin başında gelir. Bir sanat eserinin insanlar üzerindeki etkisi, saatler süren konferans ve derslerden daha güçlüdür. Sinema hem bir sanat, hem de kolay tüketilebilen bir ticari eğlence oluşuyla geniş kitleleri etkilemek için en vurucu yollardan biri. Sinema tarihi de bu tip sistem eleştirisi içeren yapımlarla dolu. Bu pazar, hayatınıza ve yaşam tarzınıza farklı bir pencereden bakmak isterseniz, işte dünyaya bakışınızı değiştirecek 10 sistem eleştirisi filmi!

Belli bir döneme bağlı kalmadan ve hemen herkesin izleyebileceği filmler arasından seçtiğimiz yapımların ortak bir özelliği var; sistem eleştirisi. İçinde yaşadığımız, dünya , kültürel yapı ve hatta gelenekler tümüyle bir sistem olarak değerlendirilebilir. Bu sistem içerisinde de kimi zaman kendimizi sürü içerisinde kaybolup giden bireyler olarak hissedebiliriz. Zincirleri kırmak, farklı bir yolda ilerlemek, farklı bir dünyada yaşamak isteyebiliriz… Hiç böyle hissetmediniz mi? O zaman bu filmleri bir izleyin ondan sonra tekrar düşünün.

Snowpiercer

Fransız bir çizgi romandan uyarlanan Snowpiercer’da mevcut dünya düzeni bir tren içerisinde paket halinde sunuluyor. Tabii anlayabilene… Küresel ısınmayı önlemek için kullanılan kimyasal bir patlayıcının bütün dünyayı buz çağına döndürmesiyle, gezegende hayat yok olur ve hikayemiz de burada başlar. Hayatta kalan insanlar, hiç durmayan bir trenin içerisinde sınıf ayrımlarıyla yüzleştikleri yeni bir dünya düzeninin içerisinde sıkışıp kalırlar. İsyan kaçınılmazdır. Peki ya sonrası? Fast food’dan, sömürge düzenine, fakir-zengin ayrımından, dünyadaki güç dengelerine kadar hemen her şeyi sert bir dille eleştiren Snowpiercer’ı izledikten sonra yaşadığınız dünyaya asla aynı gözle bakamayacaksınız.

V for vandeta

Özgür düşünce ve yaşayıştan arındırılmış bir dünyada insanların içindeki isyan ateşini yakmak için neler yapılması gerektiğini açık seçik ortaya koyan bir film V. Özgürlüğün tabu olduğu bir dünyada, bir aydınlanma yolu sunuyor V. Bireysel tepkinin, toplum hareketine dönüşmesinin destanının anlatıldığı film günümüzdeki pek çok eylem hareketine ilham kaynağı olmuştur.

Fight Club
Bir çok kişinin adına tav olup kanlı bir dövüş filmi izlemeyi umduğu, ancak karşılarında çok sert bir sistem eleştirisi buldukları bir yapım Fight Club. Özellikle üniversite çağında bu filmi hala izlememiş olanlara hayret edilir ve herkesin üzerine söyleyeceği bir şeyler vardır bu film hakkında. Tüketim toplumunun içerisinde kaybolan bireyin, şiddet dolu bir aydınlanmasını konu alan film sıra dışı senaryosuyla kafamızın içine sorgulama tohumları ekiyor.

American History X

Bir dönüşüm filmi aslına American History X, sistem eleştirisinden ziyade, hali hazırda sistemi çoktan eleştirmeyi başarmış zihinlere çarpıcı bir kişilik dönüşümü sunuyor. Irkçı bir gencin, yaşadıklarından sonra farklı bir karaktere dönüşmesi ancak dünyanın değişmeyen düzeni içerisinde bir şekilde “kurtulmuş” bireylerin yaşayacağı çatışmaları çarpıcı bir dille ele alıyor American History X.

1984

“Big Brother” terimini hayatımıza sokan uyarlama film 1984, genel olarak bu eserin kitabını okuyanlar tarafından vasat bulunsa da, içinde yaşadığı dünyayı farklı bir pencereden görmek isteyenleri sarsmaya yetiyor. Kurgusal bir dünyada hakim gücün, birey üzerindeki baskısı ve bireyin sistem tarafından sindirilmesini en açık şekilde ortaya koyan yapımların arasında yer alıyor 1984.

The Lego Movie
Biraz da işi eğlenceli tarafından görmek isteyenlere, yeni sayılabilecek bir animasyon filmi önerebiliriz. “Lego Movie” her ne kadar eğlenceli bir animasyon filmi gibi görünse de, sistem-toplum ve birey arasındaki dayatmaları çok açık bir şekilde eleştiriyor. Hem eğlenip, hem de içinde bulunduğunuz toplumdaki yerinizi sorgulamak istiyorsanız Lego Movie size “sistem eleştirisine giriş” niteliğinde bir eser olacaktır.

Fahrenheit 451

Hep adını duyduğunuz ama bir türlü izleyemediğiniz bir yapımdır muhtemelen Fahrenheit 451. Kurgusal bir dünyada dayatılan sistemin maşası olmuş bireyin, kendi kendini sorgulamasıyla bir anda içinde bulunduğu dünyanın ne kadar korkunç olduğunu görmesini konu alan yapım, özellikle yaşadığı hayatta kendisini rahatsız eden bir şeyler bulan kişilerin ufkunu açacak türden.

Equilibrium

Herkes her filmi izleyemez. Kimisi için, sinema demek kavga-dönüş demek olabilir. Olsun yeter ki izlemeye niyet olsun. Sistem eleştirisi filmleri size sıkıcı geliyor, illa havada dört takla atıp sille tokat birbirine giren adamlar görmek istiyorsanız Equilibrium sizin için doğru adres. Siz dövüş sahnelerini izlerken, film usul usul “Bak böyle dövüşüyoruz ediyoruz ama, bir de şöyle bir şey var…” diyerek size sistem eleştirisini yedirir. Mama yemeyen çocuğun televizyon izlerken ağzını açması gibi yutarsınız ihtiyacınız olan gıdayı.

Lord Of War
Sinema sektörünü ağırlıklı olarak çeviren çarklar genelde ABD’nin elinde olur ve öyle kolay kolay ABD’yi yerin dibine batıran filmler yapamazsınız. Hatta bazı yapımcı ve yönetmenler sırf ABD’yi yüceltmekle görevlendirilmiş şekilde yapımlara imza atarlar. Ancak Lord Of War bunların çok dışında çarpıcı bir yapım. ABD’yi silah kaçakçılığı üzerinden öyle sert, öyle ağır bir dille eleştiriyor ki gözlerinize inanamıyorsunuz. Hatta filmin sonunda açık açık da bu eleştiriyi dile getirip, Ünal Aysal’ın deyimiyle pastanın üstüne çileği bırakıveriyor.

Persepolis

“Batının hikayelerinden, distopyalardan yıldık arkadaş” diyorsanız o zaman buyrun size İran’daki sert dönüşümü konu alan bir animasyon; Persepolis. Çağdaş bir devletten, bir anda kapalı bir sisteme dönüşen bir ülkenin insanlarının çektiği zorlukları anlatan Persepolis’te sistem eleştirisini bir kadının gözünden görüyoruz ve “lanet olsun böyle düzene” diyoruz…

Sürü

Mesele sistemi eleştirmekse pekala bizim ülkemizden de bir çok yapım bu listeye katılabilir. Biz sizin için Sürü filmini seçtik. Yılmaz Güney imzası taşıyan bu efsane yapım, Türkiye’deki sistemi o kadar saf bir dille eleştiriyor ki kayıtsız kalmak imkansız. İnsanla doğa arasında gibi gözüken mücadelenin aslında insan ve toplum arasındaki bir savaştan ibaret olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyan Sürü’de küçük bir Türkiye panaroması bulabilirsiniz. Köyden kente göçten tutun da, ezilen insanların yaşam mücadelesine kadar hemen her konu adeta “Anadolu diliyle sistem eleştirisi” tadında bir film.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*